Utanma sevgilim sakın özülme
Bu hala düşüren kollar utansın
Tanrı huzurunda kabulüm sensin
Yeterki sevgili sen dön gel bana
Dokunmayın bana sakın dostlarım
Dokunmayın garibe…
Yazıktır, günahtır…
Garip dediğin,
kimsesi yok sandığınız o insan değil aslında—
Bir ömrün kırık aynasıdır.
Doldur meyhaneci, bu gece kadehim boş kalmasın,
Boşluk dolsun sesle, dertler taşsın,
Bir yanım yanık sevda, bir yanım paramparça umut,
Bir yanım seni bekler hâlâ, habersiz, unutulmuş bir durakta.
Bir zamanlar bir çift göz vardı,
Dünyada dostlarım gülmedi yüzüm
Canımda çok sevdim kiymet bilmedi
Uğruna harçadım ben gençliğimi
Vefasız sevgilim kiymet bilmedi
Dileğim tanrıda sevgilim sana
evdim bir YOZGAT'lı sanki taş bebek
Ceylan gibi nazlı adı da Dilek
Gökyüzünden inen sanki bir melek
ÇEKEREK güzeli adı da Dilek
Aşkınla yeşerdi bu kuru dallar
Diklek dagına vardım seni diledim
Her gece rüyamda göreydim seni
Geceler çükünce sensiz odama
Dört duvar üstüme yıkılır yarim
Kaybetim yar seni yıllar önce
Gönlüm ister tatlı dili
Severim ben doğru yolu
Eğri bakan gözün hali
Dılo gel de zamana oy
Boş konuşur cahil kişi
Dıl qula mı…
Gava ez bêhna te dihnim,
dilê min wek serê çemê derdê
li dijî min dihewîne, diqeşîne,
her zarokek bîranînê
ji nav şevên çemçemokê derdên xwe dibêje.
Ağzı yok, dili yok…
Bu bendeki dilsiz yara.
Ne geceye anlatabildim,
ne sabaha sığınabildim.
İçime çöken o karanlık,
Güneş doğarken surların üzerinden,
Karakılçık buğdayı kokar toprağın derininden.
Bir çocuk sesi yankılanır Hevsel bahçelerinde,
Bir annenin duası karışır sabah ezanına.
Taş evlerin gölgesinde zaman ağır akar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!