Sözler -ki dilin kemiği olmayışındandır başıboş gezintileri... Her parça yerine oturuyormuş gibi görünse de, dağınıklığın sonradan ayyuka çıktığı zamanlar diliminde… Yeni bir rotadır çizilmeye çalışılan, yüreğimizde onca kalabalık koşuşturmaca ve yitirmeden bilinmeyen oyunun ortalığa saçılmış toparlanmayan yanlarıyla…
Yalnızlığın çıkmazlarına saklı saatler kuşağına, bir parçadır şehrin kopardığı hayatımızdan… Yaşarız “bana ellerini ver” deyişinin sağır eden çığlıklarında, ölümün öncesine dayanan sancılı özlemlerimiz… Görünen yüzün, aslında görünmeyen aynalarına düşen siluetlerinde bir yaşam döngüsü…
Kendimizken var olduğumuz sürece, başka bedenlerin içinde gezintilerimiz ve yabancı bedenlerin içine özentiyle karışma arzularımız hep tetikler bizi. Sonrası bilinmez. Her şey yaşanıldığı ölçü kadardır.
Hiç kimse masum değildi
Gecenin üzerini örten sözlerin karşısında
Duyumsanan öze doğru yürüyüşte
Masumiyet zırhını kuşanmış gölgeler arasında
Sessizliğin içine yuvalanan sözler
Artık sensiz düşlerim
Senli zaman düşlerine girdikçe
Kuşları öpüyorum kanatlarından
Göğsümün orta yerine çöreklenen sızı
Ya bırak git yada ne olduğunu söyle
Yorgunum, bulmaca çözemeyecek kadar
Ya git ya çözül...
Bir gün sende gideceksin
Sende herkes gibi
Gidiyor
Olacaksın
Kimse kalıcı olmamıştır
Yazmak kadar kolay olsaydı bazı şeyler yazılırdı.
Tarifi mümkün olaydı o da yapılırdı.
Zorlamanın anlamı yoktur.
Her şey olacağına varıyor.
Sus ve yaşamaya bak! ..
Sensiz nefes alıyorsa
Yaşadığının farkına varmıştır
Oysa elleri üşürdü bu mevsimlerde
Diye düşünürsün
Başka elleri tuttuğunu bilmeden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!