havada başıboş uçuşan kağıtlar gibi süzülüyorum
güzde açan son çiçeğin çekincesindeki
ruh metanetsizliğine benzer
kayganlıkta
kimsenin uğrağı olmayan
kurak bir vadinin çekinik nehirlerinden
ben durağan
çayır başında oturan gamlı baykuş
kedimse kuduruk
durmadan atraksiyon peşinde
koltuktan koltuğa pencereden pencereye
neyin peşinde
ben durağan
çayır başında oturan gamlı baykuş
kedimse kuduruk
durmadan atraksiyon peşinde
koltuktan koltuğa pencereden pencereye
neyin peşinde
tutunmak
direnmektir
zamanın çoktan sildiği
gözbebeklerimin kayıp haritasına
sulusepken gözleri hasretin
bıraksam kendimi yolları kuşatacak yağmur
acıyla karışıp yanmak benimkisi tenin kokusuna
uykusu bölük saatlerin ücra köşesinde
körpe yüreğim tek ayak nöbetinde
geceyi zırıl zırıl ağlatmak benimkisi
bir sevda yeli vurmuş bahçelere
çisil çisil yağmurlar iniyor gül yapraklarına
mavi kanatlı siyah puantiyeli nazlı kelebek
sığınmışsın yapraktan şemsiyenin altına
sende mi kırgınsın hızlı akan
zamanlara
sedir ağaçlarının çıplak hışırtısında geceler
esse rüzgârlar incinir yapraklar ince dallar
her adımbaşı yalnızlık yol uğrağı hüzünler
el değmemiş cefaları doğurur
kör zindanlar
salı sallandı
yüzyılları eskitmiş dağlar ikiye ayrıldı
çoğul sancıları yüklendi saatin tik takları
uykuda mısın anne ?
bulutların dil yaresidir yağmurlar
vakitli vakitsiz inerler sağanak sağanak
var olabilmenin zorluğunu yaşatırlar
vicdanın aklın özgürlüğün inişli çıkışlı
zor kıyamlarında
dağınık zamanların giriftarı rüzgârlar
yağmur biriktiren mevsimlerin
zamansız dökülüşü toprağa
göğümü bulandıran




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!