Ayşe Uçar Şiirleri - Şair Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

zamanın kirini yıkayan bir makine olsa
önce çürük beyinleri sonra ölü kalpleri atıp yıkasak
kin ve nefretten örülü tüm kalelerini yaksa güneş
herkes kendi emeğinin zeytinyağına ekmek banıp yese
ne kadar haset ne kadar fesat varsa
tuzla buz olsa

Devamını Oku
Ayşe Uçar

kısa bir sözdür
karaladığın
özlemle ayrılık arası


belki de

Devamını Oku
Ayşe Uçar

kısa bir sözdür
karaladığın
özlemle ayrılık arası


belki de

Devamını Oku
Ayşe Uçar

bir gün herkes
boşluğunu bırakır gider
boşluğunu bıraktığı yere
karnaval tadında törenler kurulur
acıyla kederle yoğrulan kalplerse
debdebeli sancılarla

Devamını Oku
Ayşe Uçar

sabahın seherinde
kayın ağacının gölgeli şarkısına uyandı
göğün altına uzanmış sere serpe çimenler
hava puslu tebeşir tozuna bulanmış tahta gibi
göz fırtınalarından yağmur boşalacak birazdan
ıslanma olur mu sevdiğim

Devamını Oku
Ayşe Uçar

bazı kapılar vardır ki
aralanmadan geri kapanır
aslında yüzler eski gülüşler yenidir
yine de ince bir parşömenin hışırtısına
benzer bu davetsiz yakınlık

Devamını Oku
Ayşe Uçar

gelişin gidişinle ne değişti
mevsim geçişlerinde sonbahar - ah! yine kurudu zambaklar
kör bir sabahın alaycı kuşlarının ötüşünde kalmış avazın
teninin kokusu bulaşmış rüzgârların
miskin mırıltısına

Devamını Oku
Ayşe Uçar






sesinin teni soğudukça bedenimde

Devamını Oku
Ayşe Uçar

gün eskiten nemli duvarlara
gecenin kolu uzar birazdan
ayrılığın gür sesi yankılanır
sağır aynalara


Devamını Oku
Ayşe Uçar

gökyüzü aynasından ince ince sızıyor damlacıklar
her damla bir dokunuş her damla bir söz
yarım kalmış bir mutluluk
kırık umut


Devamını Oku