Bunca zaman geçti be gözüm
Ne sen unutuldun ne kocaman gülmelerin
Yine geçiyor ömrüm
Ne sen mutlusun ne ben
Ne kadar çok yaşandı ayrı ayrı
Zaman ne verdi ki her şeyi aldı
Aç açabildiğin kadar güllerim
Meydan senin devran senin zaman senin
Bunca ayaza fırtınaya durduysan
Yapraklarını güneşe kurduysan
Sevincini içine sardıysan
Aç açabildiğin kadar güllerim
Dönse diyorum bir kez dönse
Yoklukların acıların içinden çıkıp gelse
Görse diyorum onsuz şu zavallı halimi
Bir an olsun bakıp ta görse
Bilse diyorum
Onsuz yaşanmayacağını
Seni ben büyüttüm
Gözyaşlarımla suladım tırnaklarımla çapaladım
Uykusuz gecelerde düşüncem
Gurbette hasretimdin
Ne zaman büyüdün ne zaman soldun
Bilemedim
Beni yaktığın için
Hayallerimi yıktığın için
İçime yas çaktığın için
Hakkım varsa sende benim sende hakkım kalsın
İkiyüzlü olduğun için
İhaneti bildiğin için
Gecenin bir yarısı
Uyanır tavana bakarım
Alışkanlık heralde sana kızarım sonra küserim
Hesap yaparım hayal kurarım
Sonra hepsine sırtımı döner yatarım
Derin temeller kazılır
Binalar yapılır kat kat
Basamak basamak çıkılır
Böyle geçer biter hayat.
Dışarda yağmur yağıyordu
Ve ben korkuyordum
Hep güzel şeyler düşünüyor gerçeklere sırt dönüyordum
Oysa gökyüzü duman rengiydi
Şimşekler çakıyor bağırıyordu
Ve garip babam hasta yatıyordu.
Hasret çekmek için uzak olmak mı gerek
Yüzünü görmek için gurbetten dönmek
Sensizliğin çok oluşundan ölmek mi gerek
Ya da mutlu görünmek için yalandan gülmek.
Yanımdayken dahi hasretim sana zaten
Elveda dediğim yerde kaldın ben giderken
Uzun gecelerin karmaşık düşünceleri
Büyük gülüşlerin küçük ağzıydı hayat
Uykuya geçerken hayattan kopma anıydı belki
Sonrasında derin bir uyku
Geçen saatlerden habersiz yaşamaktı seni belki
Saplanıp kalmaktı bir çamura
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!