yanar döner kahrolası sürgünlerinde hayatın
serpildi serkeş savaşçı
tarumar hayatın yılan kıvrımlı deli anları
yapayalnız
diline yerleşen sancılı ezgide yüreği yol aldıkça
otoyolun hemen yanı başında
buldular bedenimi
yığın yığın birikmişti
anılar başucumda
uzun bekleyişlerden arta kalan gözyaşları
yazmadığım mektubumda saklı
topladım yıldızları birer birer
yanaklarından gecenin
gül kokusu bıraktım yerine
eski bir şarkıyı dağıttım bir de
nota nota
sevişmelerin koynunda yandı gerçekliği duyguların
koyuverdin arsızlığını susamışlığının
sıyırdın sızlanmalarını yüreğin
vur/kaç
ye/bitir
bir vakti gecenin
ve örtülmüş kapılar
sokağa karşı
ıssız bir kara leke gibi
yamanmış soğuk her yana
itilmiş bir bedenin
eskilerden esti rüzgar
hoyrat kollarında kurumuş bir yaprak
bir tokat gibi patladı yağmur
göz yaşlarımda kaynadı ıssızlığım sımsıcak
silik bir melodinin
Özlenen
lodos patlamasıydı ağzımdan ıslak sokaklara savrulan
hırsıma çektiğim setlerden taştı kandırılmış düşlerim
şimşeklerini gönderiyor öfkem yağmursuz günlerde
sığın bir yerlere lanetli güneşim sana çok yakın
geç oldu
saatler beni kovaladı
ben kaçamadım
insanlar geldi bir yerlerden
yıldızım söndü
sen sustun
pembeye boyanmış düşlerimdi
her biri
almıştım elime
özleme karışmış umutlarım
ala bir gülün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!