Diyorsun ki, "Ben ciğercinin kızı, Sen sokak kedisi, Bir arada olamayız!" Oysa sen bir çiçeksin bahçenin yıldızı, ben de Bahçıvan, Asla ayrılamayız. Aşkım sana bu şarkım, sana alıştım, senle hayatın içine karıştım, küslerimle barıştım, sana gelmek için zamanla yarıştım ama sen bir başkasıyla tanıştın; Kafam karıştı. “Kötü bir sevgiliyim ben; sana kızamayan…” Kalbimi kırdın, Kartımı kırdım seni kıramadım, Neden beni aramadın, Seni hiç mi saramadım? Sana olan sevgim kanıyor, Canım yanıyor, İçimde sağanak fırtınalar kopardın, Bir sığınacak liman bırakmadın, Alabora oldum, yelkenlerim rüzgârda savruldu, Tam sende doğdum derken oğlum, beni bir kaşık suda boğdun… Güvenmiştim dağ gibi, Kar yağdırdın, Bir çığlık kopardın çığ altında kaldım, Beyazlarım kirlendi, renklerden kahverengini seçtim, bir kahvenin kırk yıl hatırı bir kuru falda kalmış. Gözlerinin rengini hatırlamıyorum şimdi başkasının romantik sarhoşluğunda mayışıp uykuya dalmış. Bacakların dolgun, boylu boyunca uzanmış önümde, göğüslerin iki avuç büyüklüğünde, iki yüksek tepe. Fethedilmeye mazeret arayan bir kale gibi kapın açık, kalenin içi ılık ve; “Kötü bir çapkınım ben; sana bakıp azamayan…” Bir üzüldüm, pir üzüldüm, bir duvarın dibine büzüldüm üşüdüm, bir gece yol boyunca yürüdüm; ‘’aşk alışkanlıktır, üç gün ağlarsın, sonra vur patlasın çal oynasın’’ diye düşündüm ama fındıkkabuğunu doldurmayan bir sebepten kabuğuma çekildim, Dışarıda oksijen seni hatırlatıyor, kalemim hep seni satırlatıyor. Hadi şimdi. Biten bir sevginin ardından sevin veya ağla hıçkırarak! Artık anahtarımı takıp içeri girdiğim kapının arkasında yığıl ve benim artık bu evden içeri girmeyeceğimi düşünerek neşelen ya da perişan et kendini, terli saçların yüzüne dağılsın. Hadi şimdi. Beni senden soğutan kişinin kollarına koş ya da beni bulmak umuduyla beni tanıyanlara yalvar(ma) ara(ma) beni unut(ma) Ma mafi ben seni unuturum üç gün sonra, nede olsa üç günlük dünya, hayat değmez bir hayırs(k)ıza… “Kötü bir ayyaşım ben; içip içip sızamayan…” Gözden ırak gönülden ırak, Irak bir yerdeyim senden uzak, Çok koydu bana kurduğun tuzak, Kalbim bir ceylanın narin bilekleri gibi kapana sıkıştı, gücün yetmez onu açmaya GİT, Muradın ben değilim beni bırak, beni bırak, beni bırak… Sıcak çok sıcak bir şarkı vardı, Bir aşkta kaldı, İpe dibe götürseler ayrılmazdık, az’dık çoğalamazdık bizsiz, Sen çoğalınca ben azdım aşkım, Aşkın için mezar kazdım, Mezar taşına bir şiir yazdım: ‘’sana arkamı döndüm/beni uzaklara gömdün/bu canım senin olsun/nasıl olsa ben öldüm’’ İçimden okudum, yerimde duramadım heyecandan, Ölmek istedim bir an ama ne senden vazgeçebilirim ne de bu candan, Camdan bakıyorum dışarıya, duygularım kaçıyor aşırıya. Ben bu aşkta varamadım başarıya… Tos pembe hayaller tozlandı ihanetinin raflarında, Pembesi kızıla döndü yüreğimin saflarında, Saçlarımda beyazlar daha çabuk kirleniyor siyahlardan, Silahlardan etkili bir dudakların kaldı, Bir de gözyaşların ıslatıyor, kalbim mutluluğu hep ıskalıyor… Seni sevmek asil bir atı, yarışta geçen bir kaplumbağanın zaferidir. Seni sevmek pamuk tenli bir kızın öpmesiyle Prens’e dönüşen bir kurbağanın mucizesidir. Eğer bir daha seversem birini; kırsınlar otuz iki dişimi. Eğer ölmek üzereysem ve sensen yaşam ünitem, kalanlara vasiyetimdir çeksinler fişimi. Yanağımda bir damla gözyaşı ağladı, Aktı ve ağzımın içinde acı bir tat bıraktı, Yaktı beni bu sevdan, Sende yan, Yana yana yanalım, Külüm külünün içine karışsın gülüm, Yaşamak güzel seninle, Çirkin de olmaz ölüm… “Kötü bir Şairim ben; seni güzel yazamayan…’’ Zaman geçince günün birinde Gelip kapını çalmak istiyorum Hani diyordu ya şair şiirinde: "Aysel git başımdan seni seviyorum"* * Aysel git başımdan, seni seviyorum. Cümlesi Attila İlhan'a aittir; Şaire saygıyla...
Ahmet Sevinç 2Kayıt Tarihi : 30.10.2026 21:08:00
Şiiri Değerlendir
...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!