Aşk Kasım 31 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Aşk Aşkın Şehri Ordu
7588

ŞİİR


71

TAKİPÇİ

Aşk Kasım 31

Öyleyse söyle sevgilim,
sana duyduğum bu yakınlık
hangi nedenlerin birleşiminden doğdu?
Geçmişimin hangi kırılganlığı,
düşüncelerimin hangi gizli eğilimi,
hangi karşılaşma beni sana hazırladı?
Aşk

Zorunluluk ile Özgürlük Arasında Sen
Sevgilim,
Önce kendime sordum: Seni sevmek benim kararım mıydı, yoksa henüz bilmediğim nedenlerin bilincime düşen son halkası mı?

Evreni anlamak istedim; nedenleri sonuçlara bağladım, duygularımı düşüncenin terazisinde tarttım. Fakat sen, bütün hesaplarımın dışında değil, hesaplarımın neden yetmediğini gösteren yeni bir hakikat olarak çıktın karşıma.

Spinoza’nın geometrik evreninde hiçbir şey nedensiz var olmaz; her varlık, kendi doğasının ve onu kuşatan sonsuz ilişkilerin içinden belirir.

Öyleyse söyle sevgilim, sana duyduğum bu yakınlık hangi nedenlerin birleşiminden doğdu? Geçmişimin hangi kırılganlığı, düşüncelerimin hangi gizli eğilimi, hangi karşılaşma beni sana hazırladı?

Belki bütün bunların bir açıklaması vardır. Ama açıklamak, küçültmek değildir; bir duygunun nedenlerini anlamak, onun insanda açtığı derinliği yok etmez.

Ben seni, aklımın yenildiği yerde değil, aklımın kendini daha derinden tanıdığı yerde sevdim.

Çünkü arzu, yalnızca kalbin telaşı değildir; bazen insanın varlığını sürdürme, kendi imkânlarını genişletme, daha yetkin bir yaşama ulaşma çabasıdır.

Seninle düşüncelerim genişliyorsa, korkularımın yerine anlayış geçiyorsa, varlığım daralmıyor da çoğalıyorsa, bu sevgi yalnızca bir heyecan değil, yaşam gücümün yeni bir biçim kazanmasıdır.

Ey sevgili, seni kendime bağlamak özgürlük değildir; sana duyduğum ihtiyacı seni yönetme hakkına dönüştürmek de…

Seni sevmek, seni kendi arzularımın nesnesi yapmak yerine kendi nedenlerinle var olan bir insan olarak anlayabilmektir.

Belki özgürlük, bütün nedenlerden bağımsız olmak değildir; bizi yönlendiren nedenleri tanımak, duygularımızın kölesi olmaktan çıkıp onları aklın ışığında dönüştürebilmektir.

Çünkü insan, nedenlerini bilmediği arzunun tutsağı; nedenlerini anlamaya başladığında kendi hayatının daha bilinçli öznesi olabilir.

Gel sevgilim, aşkımızı kıskançlığın karanlık geometrisine hapsetmeyelim. Birbirimizi kaybetme korkusuyla değil, birbirimizin varlığını çoğaltan anlayışla sevelim.

Sana sahip olmayı değil, seninle daha hakiki bir hayat kurmayı isteyeyim. Sen de benim yanımda kendi düşüncenden, iradenden, varlığından eksilmeyesin.

Çünkü iki insanın yakınlığı, birinin diğerinde erimesi değil; iki ayrı varlığın birbirini anlayarak ortak bir sevinç alanı yaratabilmesidir.

Ve bir gün yollarımızın neden kesiştiğini bütün ayrıntılarıyla anlayamasam bile bu sevgiyi kör bir yazgıya bağlamayacağım.

Onu, nedenlerini araştırdığım, sonuçlarını üstlendiğim, özgürlüğünü korumaya çalıştığım bilinçli bir yaşam biçimi olarak taşıyacağım.

Şimdi anlıyorum sevgilim: Aşkın en yüksek biçimi, bir başkasına duyulan ihtiyacın büyüklüğü değil; o ihtiyacın içinden anlayışı, saygıyı ve özgürlüğü çıkarabilme kudretidir.

Ve sana son sözüm, bir yemin değil, bir düşüncenin sonucudur:

Seni kendimin eksiğini kapat diye değil, birlikte daha yetkin bir varoluş kurabilelim diye seviyorum.

Çünkü benim için aşk, evrenin zorunluluğundan kaçmak değil; o zorunluluğun içinde kendi nedenlerini anlayarak sevinci çoğaltmanın yolunu bulmaktır.

Sen benim kaderim olduğunu kanıtlamam gereken bir iddia değil, varlığını anladıkça sevgim derinleşen özgür bir hakikatsin.
Aşk

Evreni anlamak istedim; nedenleri sonuçlara bağladım, duygularımı düşüncenin terazisinde tarttım. Fakat sen, bütün hesaplarımın dışında değil, hesaplarımın neden yetmediğini gösteren yeni bir hakikat olarak çıktın karşıma.
Aşk

Bir gün yollarımızın neden kesiştiğini bütün ayrıntılarıyla anlayamasam bile bu sevgiyi kör bir yazgıya bağlamayacağım.
Aşk

Bir düşünceyi özgür kılan nedir sevgilim,
bütün nedenlerini bilmesi mi,
yoksa bilmediklerinin karşısında
kendi aklından vazgeçmemesi mi?
Aşk

Aşk, sahip olmaksa
insan sevdiğinin sınırlarını neden ihlal eder?
Aşk, bağımlılık değilse
neden bazı kalpler ayrılığı
kendi varlıklarına yönelmiş bir tehdit sanır?
Aşk

İnsan, kendi korkusunu aşk diye adlandırıp
başkasının hayatına hükmedebilir;
kıskançlığını sadakat,
suskunluğunu asalet,
vazgeçişini kader sanabilir.
Aşk

Kendi duygularının nedenini bilmeyen biri
hangi hakikat adına konuşur?
Kendini tanımadan başkasını yargılayan akıl
hangi adaletle sevdiğini iddia eder?
Aşk

Sevmek için kendinden vazgeçmek mi gerekir,
yoksa insan, kendini daha derinden tanıdıkça
başkasına daha sahici bir yer mi açar?
Aşk

Hakikat, yalnızca bana benzeyende değil;
benden farklı olanın varlığını
anlayabilecek kadar genişleyen akıldadır.
Aşk

Bir ömür geçirmek için sonsuzluk mu gerekir,
yoksa her günün sorumluluğunu üstlenmek mi?
Bir sözün kıymeti, ne kadar güzel söylendiğinde mi,
yoksa zor zamanda ne kadar yaşatıldığında mı saklıdır?
Aşk

Bir gün yollarımız ayrılacaksa,
bunu sevgiyi hiç yaşamamışız gibi saymayacağım.
Her sonu yenilgi, her ayrılığı anlamsızlık,
her belirsizliği felaket ilan etmeyeceğim.
Zira bir şeyin geçici olması,
onun hakikatini ortadan kaldırmaz;
bir insanın hayatından ayrılması,
onda bıraktığı düşüncenin değerini silmez.
Aşk

Aşkın büyüklüğü,
iki insanın birbirine ne kadar muhtaç olduğunda değil;
birbirlerinin özgürlüğünü korurken
ne kadar derin bir yakınlık kurabildiğindedir.
Aşk

Ben artık aşkı bir yazgının hükmü saymıyorum;
onu, nedenlerini anlamaya çalıştığım
ve sonuçlarından sorumlu olduğum
insani bir hakikat olarak görüyorum.
Aşk

Öyleyse gel sevgilim,
birbirimizi kaderin mülkü değil,
özgür iradenin emaneti bilelim.
Ne korkuyu sevgi diye yüceltelim
ne de arzuyu hakikatin kendisi sanalım.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 29.10.2026 23:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!