Bir özlem kaç sabaha denk gelir, bilmiyorum…
Bir sesleniş kaç şiire tekabül eder, onu da bilmiyorum.
Bildigim tek şey şu:
Birine duyulan özlemin gurbeti,
insanın içine kurulmuş en sessiz sürgünmüş meğer…
Bir zamanlar iyi bir adamdım,
İçimde kuşlar konardı sabahlara,
Gülüşüm çocuktu, kirlenmemişti henüz,
Kalbim herkese açık bir kapıydı, kilitsiz, sorgusuz.
Hayat geldi sonra, ağır adımlarla,
Seni sevdim mi?
Niye bu kadar samimi,
niye kalbimi
iki elimle teslim ettiğimi
geri almayı hiç düşünmeden?
Bitti dedin diye
Bitti mi sandın?
Üç beş satırla
“Veda ederim” deyip
Çıkıp giderim mi sandın?
Siz Açlığı yanlış anladınız.!
Biz insanlığa Açız.!
Doğruya Açız.!
Güvene mesala Açız.!
Bazen susmak,
bir şehrin üstüne çöken kara bulut gibidir,
kimse fark etmez
ama herkes ıslanır.
Sustum.
Bu aralar uzağım kendimden ..!!
Kim el uzatsa umursamıyorum..
Elini tuttuklarımın sahte izi var üstümde..
Kirli duygulara maruz kalan yüreğim.
Suçluyu suçlarınızı ayıramadığım yerdeyim..
Ankasın sen..!
Her kadın birer ankadır.!
Onun duygusu birer ankadır.!
Onun ağrısı bir ankadır.!
Sessizliği bile asildir ..
Tek bir şey soracam .
Bu sevgiye heba yapılmaz demedin mi?
Beni çocuklar gibi seviyorlar .
Züleyhası gibi sahip çıkıyor.
Koruyup yolluyor, Demedin mi.!
Seninle konuşmaya kalksam
Sanki içimde yıllardır sakladığım
O narin, o kırılgan dünya
Bir anda dağılıp gidecek gibi geliyor.
Bazı duygular vardır ya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!