Bir gün hafızanı kaybetsen,
Seni sana anlatmasını istediğin biri var mı?
Benim yok mesela...
Ne adımı ezberleyen biri kaldı,
Sessizliğin içinde bir gün kaybolacağım, biliyorum,
Adımı fısıldayan rüzgâr bile susacak, duyuyorum.
Bunca olana, bitene, yapılan her yaraya rağmen,
İçimde hâlâ bir çocuk ağlar, “neden?” diye soruyorum.
Kalbim kirli insanlara denk geldi bu hayatta,
Bir kadını korumanın
Bin bir türlü hâli vardır.
İlla sevdiğin olması gerekmez,
İlla adının yanında adın yazması...
Bazen hiçbir bağın yoktur,
Ama vicdanın yeter.
Keşke böyle olmasaydı..
Elini birakmak zorunda kalmasaydım.!
Bana yaşattığın güzel yerlerde .!
Seninle tamamlayabilseydim.!
Bir adım ötesi mutluluktu.!
Bir limanın kıyısında sabahladım yine dün,
Dalgalar vurdukça içimde büyüdü hüzün.
Bir gemi geçti uzaktan, gitmek istedim,
Adımı bırakıp kaybolmak geçti gönlümden bir gün.
Evsiz değilim belki ama ait değilim hiçbir yere,
Otopsi hayellerime istiyorum.
Belki bir umut kirintisi bir ışık kalır
Belki verecek bir nefes bir kıyamet
Bir " Neden? sorusu vardir dipsiz çukurda ..
Hayallerim düşlerim başkası olamazdi
Bir özlem kaç sabaha denk gelir, bilmiyorum…
Bir sesleniş kaç şiire tekabül eder, onu da bilmiyorum.
Bildigim tek şey şu:
Birine duyulan özlemin gurbeti,
insanın içine kurulmuş en sessiz sürgünmüş meğer…
Bir zamanlar iyi bir adamdım,
İçimde kuşlar konardı sabahlara,
Gülüşüm çocuktu, kirlenmemişti henüz,
Kalbim herkese açık bir kapıydı, kilitsiz, sorgusuz.
Hayat geldi sonra, ağır adımlarla,
Seni sevdim mi?
Niye bu kadar samimi,
niye kalbimi
iki elimle teslim ettiğimi
geri almayı hiç düşünmeden?
Bitti dedin diye
Bitti mi sandın?
Üç beş satırla
“Veda ederim” deyip
Çıkıp giderim mi sandın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!