I
Kalabalık Yalnızlara
Şehir haz sarmalında acıyı duymak yasak
İhtiraslar öğütür nefesleri dibekle
Gölgesini kovalar insan çaresiz, tutsak
Bulutlar küme küme
Korku salar gönlüme
Şimşekler yıldırımlar
Islansın kaldırımlar
Ne anlaşılmaz sırdır,
Sinek kartalı boğar.
Bekleriz kaç asırdır,
Güneş yabana doğar.
Gözyaşlarını döker kirlenen yeryüzüne
Bulutlar kalbur kalbur rahmeti çiseliyor
Sanki yıllardır hasret kalmışım yar yüzüne
Yükü boşalan dağlar bir anda yükseliyor
"Karlı sokaklar boyu içim koş oyna" diyor
Kaybettik kavgasını artık tüm meydan haçın
Kalkın mezardakiler ölülere yer açın
İstanbul/2020
(Kuşatılmış Yalnızlık 2021)
Yağmurda yaralı titrek serçeye
Bütün varlığını sebil edersin
Kurumuş yaprağa solgun bahçeye
Baktıkça derinden bir “of” çekersin
Köhne baharlara takvim erince
Yol tutulur bir anda nefesi keser mızrak
Kan damlar kızgın kuma ölüme doyar toprak
İhanet hançeriyle yaralanan sineler
Kerbelâ çöllerinde can verir susayarak
İstanbul/2020
Haklarını helal eylesin dostlar
Doğacak şafakta ölürüm kesin
Mezarla aramda bir kaç nefes var
Titreyen dudakta ölürüm kesin
Dört yanım yalnızlık her köşe izbe
Sazımın sözü pekti
Tellerimi kestiler
Gönlüm gül verecekti
Ellerimi kestiler
Gece gündüz inledim
Tanımaz nizam hukuk
Milleti fitler bunlar
Hepi topu üç buçuk
Azgın Yezitler bunlar
Anlatayım hele dur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!