Dalgın dalgın bakıyor,
Nerde saklı gözlerin?
İnceden yaş akıyor,
Hep firaklı gözlerin.
Kalmasın içinde ne varsa taşsın
Kirpiğin ıslansın son kez söyle git
Hırçın dalgalara sesin ulaşsın
Yamalı gönlümü sök de öyle git
Beklerim günlerce aynı limanda
Yakarmış insanı ateşi meğer
Hasrete düşenin, kül olsun adı
Gözün başkasına kayarsa eğer
Kararsın hayatın, zül olsun adı
Sevgi ipliğini işle derinden
Sürüyü önüne katan çobanlar
Güneşi karşılar dağlar başında
Geceyi bitiren sestir, ezanlar
Güneşi karşılar dağlar başında
Gençler, ihtiyarlar, derdi oyuklar
I
Düştüm yine eline
Gözlerin aydın gurbet
Kederimi her güne
Özenle yaydın gurbet
Mendilimin içinde sakladım kınaları
Gözyaşı çeşmesinin suları yetmez bana
Körlerin çarşısında kırdım tüm aynaları
Bu cüzzam diyarında ecza kar etmez bana
Münzevi sokaklarda yürüdüm adım adım
Mağra Kuştüyü yatak Kehf’in uykusu güzel
Çöle kırbası delik yolculara su güzel
Kâinat peçesini sarmış kesif sis ile
Bir Eylül sabahında şehrin buğusu güzel
(Mecrasını Arayan Satırlar 2018)
Zaman tükenirken can vermek üzre
Titrek yüreğimin güz yağmurları
Kaç kez hayat buldu, öldü kaç kere
Titrek yüreğimin güz yağmurları
Mevsimlerden sıyrıl, ne varsa son ver
Gözyaşı yakıtıyla limandan çıkar gemi
Dağılır baba evi yağmalanır tereke
Küllenen hatıralar saklar en acı resmi
Hacizli tabutlardır alnımızdaki leke
Sıkıntı boyu aşar alnında yas tutar ter
Düştüm ufff oldu içim
Kâr etmez hiçbir hekim
Sızlayan yer yüreğim
Hadi bir öp de geçsin
(Mecrasını Arayan Satırlar 2018)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!