Fark etmez! ....
Bir şey olsun ya emzik ya tünelde şimendifer.
Fark etmez…
Bir şey! ..
O bir şey olsun yeter.
Ama o bir şey değil.
Heyecanla cama yaklaştı tıknaz Penrose.
Kapıdaki sıradan avare kent korucusuna verip
de geçtiği paranın hakkını değerlendirmeliydi.
Artık hemen hiç kullanılmayan caddeler
ve sadece taştan, veya yeni başka
malzemelerden cambaz kuklası evler.
Resmedilen resimlerde yazılan, uzayan kirpikler …
Resimlere bakan, çiz gördüklerini:
Uzadı kirpiklerin.
Ve/ ama senin uzundu kirpiklerin:
Genel planda,bileşenler
Româna /Böl. 1 – Şehirde, ve Jetgiller’in.. kubbe ev’e gidiş
Româna /Böl. 2 – Krugera’nın salonunda…
Româna /Böl. 3 – Efkar ve Yolculuk
Româna /Böl. 4 – İstasyon,ve Krugera’yla konuşma
Zaman dinamosu
karanlığı ışıkla harmanlıyor.
İnsana güven.
Bir başak
dalları ucunda
açıyor kökleri tomurcuğunu.
Sen bana getirdikçe getiriyorsun üstüme, ama ben terliyorum
(Çocuğun güncesi)
-
Bu iş böyle geldi, böyle gider.
Bir tek sen
Kraliçe Victoria;
o da,
devrilip duruyor.
Kemikkıran motifli bu büst askısı, işte sallanıyor havada!
Biraz sitemkar ve çokça üzgün hatta oldukça kindar birde.
Ama soyuyor mutsuz, zarfını tünellerin, incecik bir balçık:
Tünelin içinde kokuşmuş bir alay her şey, ne varsa
Maksatsa, içinde bulunduğunun dışına çıkmaksa iç’in;
Doğru ışığa gidiyor, yanılası yunan kerametini taşıyan
Ürün, nadas sonrasıydı;
Ama çiftçiler ham meyve topladı
O mevsim.
Verim bol geldi,
Yağmur, akıyordu
Felaketten öteydi:
Kuru bu domuz,
Islanmamış çamurla
Tuza onu yatırdılar yine de,
Bandılar
Ve tuttular güneşe:
Çiftçilerin dostuydu.




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...