Gaspard’la Robinson bir çingene havasında
Kumsalda, koynunda dalgaların Ve o ateş
Bir kamp güneşi gibi, afacan beşler, yanıyor.
Dansediyor iki kadim dost, ikiz birer kardeş.
Kerelik aşk, arkadaşlık daimi, gecenin
Karasında, alacasında kumsal alevinin; sapa.
BÜYÜK TAŞ BAĞLADIM
BOYNUMDAKİ ZİNCİRE BAĞLI KURUTULMUŞ GÜLE.
ÇIKARSIN DİYE APANSIZ ZAFERİ,
ο π τ ι κ έ ς ί ν ε ς
-
Hyddrolin sinapsos.
Never a liquid swayd by dark -to establish
Şen bahar gelirken,
keyiflice ötmeye başlar
danseden güzel kuşlar;
sen onları severken
YSGG Eleştirmencisi'yle Tiyatrocu arasında yaşananlar – Bir kısa diyalog
Yerini Sağlamlaştıran Genel Geçer Eleştirmencisi'yle Tiyatrocu arasında yaşananlar – Bir kısa diyalog
-
- Koyun bakalım ortaya yanılsamaktan uslanmaz uslamlamalarınızı, enerjik hayat jeneriğinizi! Sanır mısınız ki farklıdır benimki? Ne vardır size verilen, bendeki hacıyatmaz da odur koridor salona giden boyunca sekerek ilerleyen -uslanmayan çocuktur, olgunlaşmayı kanıksamayan … Ne dersiniz ki başkaca, söyleyin bakalım; ne farkınız var içinizde veya koyduklarınızda ortada! Hadisenize, görünün de göründüklerinizi bir köşeye kaşe vurup saklayalım turşunuzu kurupp!
ÖRÜMCEĞİN GÖZLERİNDE
Oraya doğdum, mekansız bir vakt, ama
Vakt, zamanın olmadığı hiçbir yerde
Fakat zamanın içinde, kaleidoskop dışı da:
Bir ‘photon’ gibi,olmayan anti parçacığı;
Çok kişi düşünüyor, birileri suçsuz veya birileri suçlu;
Düşünmüyor düşünen, insan düşünüyor ne var ki.
Halbuki denge bu ikisinin arasında.
Kim kalkıp yardım ediyor kolayca
kendi rahatından, bu işin yapım aşamasında.
Olmaz önce susup sonra harekete geçmek
Ne köy, ne anakara:
(Asıl vakfı gözlemciliğin)
Son derece sıradansın Ankara.
Evde iken, adım atmadığımda.
Ya da 'yaz tatilleri dönüşleri'nde:
(Çanta-valizler ellerimde)
Bu sarı gül, yaprakları onun birer kanat
Bağdaş kurmuş yanlarıyla, bu sarı gül:
Öne doğru sarkıt, gagalaşmış onun ağzı;
Yem bekleyen kuş cinsi gibi
Ağzından annesinin, verilecek tırtılı.
Kayarak yürüyen bir yaprak misali,
Akşamın sayfiye elleri -açılıp kapanan
Yumak parmakları..
Kan yanağından damlayan, beş kilo bebeğin..
-Püfüren rüzgarın, tülleri getirişi …
Kapanan panjurlarda, kapılara açılan
... Gibi, sahile, gece, ay ışığında, durgun gölün




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...