1. US VE HİS
Şimdi iki örnekleme getirelim. Şöyle ki, bir yaka aklı her şeyin merkezine oturtuyor ki duyguları reddedecek bir düzeye.
Diğer yaka, akla önem vererek duyguyuda okşayarak, ikisini harmanlıyor. Hangisi ilerleyecektir?
Duygunun akılla az bir fark da olsa farkı olduğu düşünüldüğünde bile, başarılı olacaktır bu ikinci önerme
İkilemde; diyalektik de göze alındığında, Fred Hoyle'un haklılığına çıkarılabilecek,
üniversitesi bitirilmiş, master & doktora`sı ise getirilmemiş olası bir küçük payesel tez-aşırı
Dingin bir gidişattaki
ebedi huzrun,
Periler toplanmıştı yeşil yolun sonunda:
Orman perileri, nehir perileri, vesaire:
İçlerinden ikisi, Erydike ile Lorelei
Dedi: “Sevgililer, sevgili-bekleyenleri ‘
İle gitti! ”,”Gitmeden gitti! ”: Seçilmişlerdi.
Flüt çalan biri, banyo penceresi yaptı diğerini;
tası tarağı toplayan,
oracığa oturdu kaldı. 'Ay nerde ki? ', diye sordu ikizi.
Bir düğümdür.
Görünmeyen jeosentrik dalgalanmalarına attığın bir düğümdür
duvarlarının zamanın, boynuzlarının taşıdığı Atlas öküzünün …
Beyaz çerçeveli mavi kalebodurların oturtulmuş.. üzerine değme niyetlenen o Kaliforniya-özel plajlı dubleksten; Cezayir, Fas ve Çad üçlemesi kırması gözükmüş gözlere.. o üçleme yapılardan mı çıkmıştı aslında ve sokağı da yapıların andıran, Venedik ve gondol, Malta küçük geçitlerini.. …
Evden inmiş dendi ve sonra bayır aşağı yürüdü, gördüm..
Yol yükseldi.
Yukarı çıkmaya başlarken, algıladı mı?
Hıncal’ın abisi kovboy, Hıncal Kafa deri yüzücü Kızılderili.
“Bir kere de gel sen ol kovboy” dedi Hıncal’ın abisi.
Bir de ne görsün Hıncal, doğuş öyküsü onun casaretin kafiye kurbanı.
O sefer de abi, direnişin başkenti Geronimo olmuş, uzaklardan.
Sonra bir gazinoya gitmeye seri karar Hıncal verdi.
Kil duy
var tavanda,
tavandaki ampul
ise her zamanki …
Kara kuru bir koy işte.
laboratuvarında deneylerindeydi gene bilim adamı.
herkes gitmiş, tek başına kalmıştı o gece.
uzadı vardiya,
merak ötürü…
bir kahve doldurdu kulp beygiri kupaya,
geçti deney tübü aşına.
Truth keeps gasoline explosive, but this is reflexive:
When she heard the sound i watched her with Earth ground.
Cause man of Neandert. had also begun to discover
the wheels of fortune, the wheels of cars of Sars.
He’d begun to play with stones when’d looked to the stars;
but while he’d been water drunken, he’d found too fire.




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...