Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

ÖLÜME SERENAT

Ölümü göstermeyeceğim kimseye
Kimseler korkmasın benden

Sessizce çekip gitmek için dünyanızdan

Devamını Oku
Ahmet Kemal

RASLANTILAR
Şafakla kanlıydın kankırmızı
Bir akşam deniz ve ben

Kuşluk doğum demektir
Ve buzlar arasından

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Z KUŞAĞI
Y kuşağından sonra şimdi de z kuşağı oluşacak gibi. Y kuşağını teknoloji doğurmuştu. Televizyon, DVD, bilgisayar, internet, cep telefonları işte y kuşağını doğurdu. Şimdi y kuşağının serbest hayat telakkisi ile karşı karşıyayız.
Kolay iş bulacak, az çalışacak, çok kazanacak, haram helal nedir bilmeyecek, özel arabası olacak, sürekli değiştirecek, elbiselerini yıkamacıya, yemeklerini hazır yemek şirketlerine yaptıracak, günlerini AVM’ lerde geçirecek, eğlenceden eğlenceye koşacak, içki kumar ve eroin kullanıcısı olacak evlenmeyecek, evlense de cinsellik ön planda olacak, çabuk boşanacak, yani modern hayatın gereklerini yapacak, ve sonra ihtiyarlayacak bir huzur evinde hayatını sonlandıracak.
Peki, bu z kuşağı nerden çıktı. İşte şimdi onun ayak seslerini duyacağız. Y kuşağı 6 yaşında okula gitmişti ve bu erken yaşta bedeni zevklerin insanı olarak yetiştirildi. Z kuşağı ise 5 yaşlarında okula alındı, laik eğitimin çarklarında beyin gelişimi tamamlanmadan aile bağlarından koparılacak. Hüdai nabit gibi bir anne babadan doğmamış, anne baba sevgisini tam idrak etmeden bireyselliğin ve çıkarcılığın kollarına atılmış zavallı bir nesil giderek bedensel zevklerin peşinde yuvarlanacak, giderek hippileşecek, zevk uğuruna yapmayacakları bir şey kalmayacak.
İşte ülkenin geleceğini yöneten gizli mihrakları işe eğitimden başlıyorlar, gizli planlarını bürokrasideki işgüzarlar eliyle yürürlüğe koymaktadırlar. Bürokrasinin elinde kukla olan hükümetler de bu korkunç plana alet olmaktadırlar. İşte ülkelerin ve milletlerim kaderi bu gizli elin hazırladığı yeni planla sinsice hazırlanmakta. Bu gizli el ve onun hain planları bir bir yürürlüğe girmekte, 12 yıla çıkarılan zorunlu eğitim ve adeta zorunlu hale getirilmiş yükseköğretimle bu hain tuzak derinleştirilmektedir.
Kimse farkında değil ve bunca idealist kadro ve cemaatlere rağmen, onların bunca gayret ve çabalarına rağmen devlet imkân ve yetkilerini kullanan bu hain el planlarını gizlice yürütmekte, gönüllü dostları vatan hainlerinden başka düşmanlarını da kullanmaktadır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

14.06.13
Gezi parkı eylemcileri dağıtılıyor. Başbakan her şart kabul etti. Ve eyleme son vermelerini istedi. Âmâ yapmadılar. Hükümetin son çaresi kaldı o da müdahale. Bakalım sonuç ne olacak.
Bu gün inşaattaydım. Elektrikçi son eksikleri tamamlıyor. Adamlar entipüften eksikleri bahane ederek elektriği bağlamadılar. Yetkili elektrikçi yemekten bahsetti. Rüşvete girer diye kabul etmedim. Sen misin kabul etmeyen kablonun renginden, bir prizin çocuk korumasından kablo üstü sıvasından dem vuruyor.
Abim çevreyi kolaçan ediyor. Boyacı Numan abi onun evini badana yapıyor. Ben Hüseyin abiyle tartışıyorum. Çok konuşmaması için uyarıyorum. Aklımız azalıyor diyorum. Çok konuşmak kalbi karartır. Sen zikir ehlisin bu zikir yetmiyorsa zikri artırmalısın. Zikir yaptıkça kalp genişler kalp genişledikçe zikir kifayetsiz kalır. Çare onu artırmaktır.
Ah bir bitirse de gitse diyorum. Meğer çok işi yokmuş. Su tesisatını tadilatını yapmak için alet getirmiş. Parça yok diyorum. Yapamayız. Bir parça gösteriyor bu diyor su kesilince boruda kalanı tutar ve hava geçmesini engeller. Böylece saat boşuna dönmez. Olur diyorum. Yapabilirsen yap malzemen varsa vaktin varsa. Yapmıyor. Bir tek vana takıyor. Öbür projelerden vazgeçiyor.
Annem beni göndermiyor. Numan usta işini bitirmiş Bilal’i bekliyor. Anladım harçlığı yok 20 lira verdim. Gitti. Söyleyemiyor.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

07.09.13 (Cumartesi)

Günlüklerime ara verdim. Yaşamak yazmanın önüne geçti. Önce tayin sonra düğün ve nihayet taşınma. Hepsi üst üste geldi. Senet’ül- hüzün mü desem, senet’ül -surur mu desem kararsızım. En zoru kız vermek. Ama Allah’tan bir hafta arayla gelen taşınma olayı bana onu unutturdu.
Şiir yazamıyorum. Oysa geçen yıl ne kadar verimli geçmişti. Bu Ramazan çok az birkaç örnekle kapandı. Söyleşi yazılarına bile vakit bulamıyorum. Konu başlıklarını defterime kaydediyorum ama yazmaya fırsat bulamıyorum. Yazmak mı yaşamak mı söylemi burada cevabını buluyor ve yaşamak gerçekten yazmanın önünde gidiyor.
Orhan Pamuk 'yaşasaydım yazamazdım' diyor ki doğru bu. Biz ancak yaşamadığımız zaman yazarız. Hayat bize sırt çevirince biz de onu sırtından bıçaklarız. O ölür biz hayal dünyasında yaşarız. Gerçek hayat yerine hayallerle avunuruz. Ne diyor büyük şair Yahya Kemal ‘geçmiş zaman olur ki hayali cihana değer.’ Ya’ her yazı yazılmasa da olur diyen ‘ akl-ı evvel sanatçıyı ne yapacağız. Yazıcıoğlu’na bu kitabı nakşedeceğine bir insan nakşetseydin diyen Hacı Bayram-ı Veli’nin söylemini ne yapacağız?
İşte ben de yazamadığım günler hep bunu düşünürüm. Yazmak mı yaşamak mı? İşte en büyük mesele. En çok da okuyamadığıma üzülüyorum. Gazete ve dua kitabım dışında face, Google plus ve internet haberleri dışında hiçbir şey okuyamıyorum. Eve yerleşememek sorunların bitmemesi, eksiklerin tamamlanamaması, ardında yeğenin düğünü, hepsi hepsi beni okumaktan alıkoyan şeyler.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

09.09.13


Bugün çok hareketliyim. Sabah erkenden kalktım. Oh hayat varmış. Köy havası baştanbaşa zindelik. Yeşil bol. Etraf alabildiğine açık, önüm deniz, üstüm masmavi gökyüzü. Hayat bu dedirtiyor insana.
Annem bana dua ediyor herhalde yakınına taşındığım için. Çocuklar onu yalnız bırakmıyor. Yunus tüm gün yanında. Adam facebook hastası şimdiden. Annem ona alıştı. Hep onu soruyor.
İhsan da onu yedekliyor. Bu gün onu arabayla bizim eve getirmiş. İntibalarını sordum söylemedi. Israr etmedim. Acaba iyi muamele görmedi mi eşimden bilmiyorum. İlgiden memnun değil herhalde. İlgi hastası o. Gerekli ilgiyi görmediğini düşünüyordur sanırım. Klozet parasını veriyor bazen evine gelirim diyor.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

13.04.13 (Cumartesi)


Tayinim çıkmış. İsteğim dışında. Norm kadro fazlasıyım burada. Geldiğim yıldan beri. Kalbime doğmuştu. Ya da altıncı his diyelim buna. İçime doğdu. Geldiğim yıl 4 edebiyat öğretmeniydik. Biri müdür yardımcısı 3 öğretmen. Sonra içimizden biri daha müdür yardımcılığı kadrosuna atandı; kaldık mı 2. Yıl sonunda 2 öğretmen daha geldi; olduk mu sana2 si müdür yardımcısı 5 edebiyat öğretmeni.
Bu biri fazla dedim kendi kendime. Aman dedim ben 23 yıllık öğretmenim bana bundan ne. İçlerinden biri geldiği gibi gider herhalde. Öyle olmadı; piyango bana vurdu. Biri 30 yıllık öğretmen, diğeri Dilovası gibi puanı yüksek bir yerde öğretmenlik yapmış şanslı bir kişi. Üstelik 7 yıl mı 10 yıl mı dershanede çalışmış. En az 21 puan da oradan kaybeder. Yıl benden kıdemi eksik, al sana 30 puan daha kayıp etti mi,30 puan benim açımdan avantaj. Bir de benim köyde çalıştığım beş yılın bana getirdiği ek 10 puanı düşünürsen, etti mi sana 40 puan. Ama gel gör ki adam bu 40 puan dezavantajı alt ediyor, 20 puan daha bana fark atıyor.3 yıl en yüksek 35 puan olsa Dilovası al sana 75 puan avantaj. Her türlü beni geçiyor. Bu da benim kaderim.
Hiç aklımda yokken elde ettiğim fen lisesi öğretmenliğini yine hiç yoktan kaybedişime üzülüyorum.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

BM MİZANSENİ


BİRLEŞMİŞ MİLLETLER bir tiyatro oynuyor. Mübarek sanki Naşit’in kumpanyası. Yıllardır dünyanın gözü önünde oyun oynuyor, dünyayla alay ediyor. Küstahça ve alaycı tavırlar takınıyor. Yıllardır İsrail zulmüne karşı etkin bir tavır almıyor, göstermelik kararlarla dünyanın tepkisini azaltıyor.
Birleşmiş Milletler terör kuruluşudur. Birleşmiş Milletler zulmün bayraktarıdır, dünyadaki tüm karışıklıkların sorumlusudur. Zalimlerin destekçisi, mazlumların düşmanıdır. Kuruluşundan bu güne yaptığı tek şey ABD-İsrail ittifakının güdümünde olmaktır. Dünyayı bölüp parçalayarak sömüren Yeni Roma’nın kukla teşkilatıdır. Bu Yeni Roma’nın daha önceki yazımızda ne olduğunu anlatmıştık.
Bu yeni Roma’nın batı ve Doğu Roma olarak ikiye ayrıldığını, Doğu Romanın Rusya ve Çin, Batı Romanın ABD ve AB olduğunu açıklamıştık. İşte bu şer imparatorluk dünyanın tek sorunudur. Mazlum milletlerin en büyük düşmanı bu Yeni Roma’dır.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

O ODADA SEN DE VARDIN



O odada sen de vardın
Eşini yanına aldınız ve olanlar oldu

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ZAMANIN ALIN YAZISI

Zamanın alın yazısı belirlendi
Yüksek dağlar karlı olur ağalar
Renkleri güneşe astılar
Aşkı pazara çıkardılar

Devamını Oku