SÖMÜRÜ DÜZENİ VE GERÇEKLER
Din adına dünyayı yiyenler. Kimler mi bunlar? Başlangıçta iyi niyetle yola çıkmış birçok kişi. Çoğu başlangıçta bu günkü duruma geleceğini düşünmemiştir belki de. Din sömürücüleri bunlara diyorlar işte. Bence her şeyin sömürüsü var. Birileri bir ideolojiyi, birileri mukaddes değerleri bir başkası da insanların özlemlerini sömürüyor. İşte bunlardan en kötüsü ise din sömürüsü dediğimiz mukaddes değerlerin sömürüsüdür. Yazımızın konusu bu olsa da biz konuyu genelleştirerek işleyeceğiz.
İnsanoğlu bazı değerleri kendine ait kılarak o değerler peşinde bir dünya kuruyor böylece hayatlarını anlamlandırıyorlar. Ama bazı kurnazlar - ya da bunlara şanslılar mı desek- bu duyguları kendi emelleri için kullanarak servet yığma şan şöhret edinme yoluna girmişler, kısaca dersek bu masum duyguları ranta çevirmişlerdir.
Öncelikle konuyu din dışı alanda olanlara bir göz gezdirelim: Bu sömürü olayı şöhretler alanında görülmekte özellikle. Sanatçılar futbolcular bu alanın rekortmenleri. Yenidünyanın totemleri olan bu insanlar sıradan insan olduklarını unutup bir yalanın peşine düşüyor, bu yalanı kendi uydurduğu için önce kendisi inanıyor sonra başkalarına inandırıyorlar. Tabii bu işte medyanın payını da unutmamak gerek. Bu mitleri onlar besliyor onlar yaratıyor ve onların üzerinden getirim sağlıyorlar. İç içe getirim dünyası. Ve bu getirim dönüp dolaşıyor bir yaşam tarzına ulaşıyor. Karşılıklı aldanma ve aldatmalarla sürüp gidiyor bu dünya. Sanatçılar bizi eğlendiriyor biz onları ödüllendiriyoruz. Şöhret ve onun gerek moral gerek maddi getirisi bu sömürünün merkezi.
Gelelim din sömürüsüne ve bu sömürünün gitgide yaygınlaştığı dünyamıza. O kadar ki adım başında rastladığımız bu tipler gitgide artarak sıradanlaşacak, gerçek inanç erleriyle bu tipler karışacak git gide birbirinden ayrılamayacak h hale gelecektir. İçlerinde siyasi parti liderlerinin de olduğu bu tipler irili ufaklı olarak aramıza karışmışlardır. Bize düşen onları tanımak ve ayıklamaktır. Adam başlangıçta güzel söylemlerle -belki de iyi niyetle- girişmekte ama zaman içinde şekil değiştirmektedir.
GİBİ
Bir düş kanadı gibi
Kanadı kırık kuş
gibi
dir bu dünya
RASLANTILAR 3
Ey beyaz sarıklı başlar ey ulu vicdanlar
Size söylenmedi kara yazılar
Aslan sütü ve şamdan
‘’Şan şan şan bir iki alişan
Kızıl yüzlü akşamdan kalan ‘’
Bahar Şarkısı
Zarif kuşlar nerdesiniz
Yaşamı üç boyutlu kılan enseniz
ÖLÜM VALSİ
İçimde bin bir eceyi karıştıran deniz
İlmeğinden geçiren sesimi en gür
En zehir ölmeklere çeviren
Zamanı dolduran sevinç kabında
ÖLÜM İSTEĞİ
Eriyen bir mum gibi sessiz sedasız ölüm
Dudaklarımda sevgi dolu son sözüm
O serin yataklarda bembeyaz çarşaflarda
Solan bir çiçek gibi usulcacık yaklaşsın
BEN BİR DELİ SARMAŞIĞIM
Ben bir deli sarmaşığım
Eski zaman aşığı
Bezen bir vurdumduymaz biri
Bazen bir kurnaz tilki
İlk uçan ben değilim
Benden önce de var
Ben Hezarfen'im
Pir-i Reis önderim
Yüzü şiir yüzü
BİR APTALI SEVEBİLİR MİSİN
Bir aptalı sevebilir misin bana söyle
Bir aptalı ne kadar sevebilirsin bana söyle
Buna daha ne kadar katlanılabilir söyle
Bu aptallık daha ne kadar sürdürülebilir söyle
ŞAKKUL KABER
Ay doğdu ay doğdu
Ortasından ikiye bölünerek doğdu
İki şakkaderek doğdu ay




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim