MEHLİKA
Mehlika sultana ben de âşıktım
Bende katıldım o maceraya
Aldandım
Düşüp kara sevdaya
SEVGİLİYE MEKTUPLAR 2
Her şey bir esenliktir güzelliğinden
Şu uçan kuşlar
Şu boy veren ağaç
Şu gökler
MÜSLÜMANLARIN MADDEYLE İMTİHANI
Müslümanların maddeyle imtihanı imtihanların en zoru. Fakirlikle imtihan olmak belki de daha kolay. Geçmiş yıllarda ülkemizin ekonomik durumu ile paralel olarak orta sınıf olan dindar kesim de ekonomik olarak vasat ve vasatın altındaydı. O zamanlar e bir lokma bir hırka değilse de ona yakın bir maddi yaşam hüküm sürmekteydik.
Evlerimizde mobilya derdi yoktu. Divanlar üstüne yerleştirilmiş pamuk yataklar aynı zamanda üzerlerine gündüz oturmaları yapılan tek eşyamızdı. Gardırop yerine duvarda asılmış askılar kifayet ederdi. Ne buzdolabı ne çamaşır makinesi ne bulaşık makinesinden eser vardı. Yemekler tüketilecek kadar yapılırdı. Tıka basa yenmez hastalıklara fırsat verilmezdi.
Çamaşır leğende yıkanır bulaşık elde. Yıkanmak için güğümle sular ısıtılır Arap sabunuyla yıkanılırdı.
Evet, şimdi bunların hiç biri yok. Ama mutlu muyuz? O zamanki dostluklar var mı? O muhabbetler, o sohbetler nerede?
YILAN
Gökyüzünü didik didik etti yaz
Dalları başmış mı bilmiyorum
Basmamış mı kiraz
Gökyüzünü kim boyadı alkanlara yar
10.06.13 PAZARTESİ
Evin korneşlerini Yasin yaptı. Ah ne kadar zor gelmişti bana onları yapmak. Abime ben yapacağım derken çok mu övündüm bilmem. İhsan’la ikimiz bir tanesini bile takamadık.
Dün elektriği yer altından vermek için ne büyük eziyetler… Kepçe getirdik 40 dakika çalıştı bir saat parası aldı. Adet böyle dedi geldik mi en az 80 TL. Ah kafam barı parasını aldığı süre çalıştırsaydım onu. Bir de peşin para istemesi yok mu adamı öldürüyor.
Hüseyin abiyle yarı şaka yarı ciddi tartışarak çalışıyoruz. Kahvaltıyı annemin evinde beraber yapıyoruz o konuşuyor en yiyorum. Dünyayı yedim desem yalan olmaz. Bir de tuttum sitem ettim ona. Sıcak müthiş. Başımdan aşağı su döktüm 2. 3 defa. Bir yandan tıka basa yemenin bastırdığı ağırlık bir yandan Hüseyin abinin azarlamaları –kahrolası tüm ustalar böyledir hem para verirsin hem köle yaparlar seni.
Bazı insanların ağzına vuruyor demek ki. Yılıyorum onlardan bu usta da onlardan. Büyük abim gibi benim. Bunu kendisine de söyledim.
HAYAL KENT
Bir gün inci yaşmaklı kız desem
Yar desem gel desem gel böyle biraz desem
Senin adın Yasemen mi Dilruba mı İşvebaz desem
BU ONUN BANA BIRAKTIĞI HAYAT
Bu onun bana bıraktığı hayat
Çoktan içimde yer etmişti
O çok öfkeli elbise karşıtı ünlü
Hisleri yalıtılmış usulden arta kalmış
MISIR’DA DEVRİM VE DEVRİMLERİN RUHU
Mısır’da devrim. Ordu yine ihtilal yaptı. Bu kez İslamcı bir lidere karşı. Bütün dünya destekliyor. Avrupa, Amerika, Suudi Arabistan, Birkaç İslam ülkesi hariç. Başta Türkiye yumuşak sert bir üslupla tavrını ortaya koydu. Yumuşak güç ya. Yemen, Tunus gibi Arap baharı denen diktatörlere karşı yapılan devrimlerden demokrasiye geçmiş ülkeler. Kendi başlarına da gelebilir diye herhalde. Bazı yayın organları Türkiye ile ilinti kurarak verdiler olayı. Mısır’ın Tayyip’i devrildi diye.
Teweter’dan organize oluyor bu devrimler. O halde tweter’e hâkim olan iktidarı istediği gibi devirebilir. CHP’li bir vekil yandaşlarına twitter hesabı açmalarını öneriyor. Bu adamların darbe arzuları hiç bitmeyecek. Halka inanmayanlar demokrasiye de inanmıyorlar aslında. Ankara belediye başkanı da önlem olarak kendisi gibi düşünenlere aynı tavsiyeyi yaptı akşam bir TV’de. Demek iktidarın da kaygıları var ve önlem almak istiyor.
Doğru da yapıyor ama yetmez. Ben bir yazımda mağdur kitleleri işaret etmiştim. 4C’liler demiştim, 4B’liler demiştim. Açlık sınırı altında yaşayan bu kitlelere işaret etmiştim. Hatta müteahhit işçilerinin çalışma şartlarının zorluğundan, insan haklarını zorlayan yanlarından bahsetmiştim. Hükümet bunların bir kısmına el attı ama diğerleri hala duruyor. Hatta bazı özelleştirilmiş hizmetlerin vatandaşa zulüm ettiğinden, bazı belediyelerin ve belediyeye bağlı kuruluşların uygulamalarından bahsetmiştim. Bütün bunların bir zulüm olduğunu, yönetici erkinin mazlumun ahından korkması gerektiğini anlatmıştım.
Şimdi de diyorum ülkede en ufak bir zulüm varsa bundan yöneticilerimiz sorumludur. Bunun giderilmesi için bütün önlemler alınmalıdır. Osmanlı padişahlarının neden tebdili kıyafet ederek halkın arasında dolaşıp onların sorunlarını bizatihi gözlemleyerek çözdüklerini düşünürsek bunun nedenlerini anlar, işin ehemmiyetini daha iyi kavrarız. Bu işi bizzat yapamıyorlarsa illere tayin edecekleri ombudsmanlarla vatandaşın sorunlarını yönetici erke ulaştırmaları sağlanmalıdır. Aksi halde toplumsal patlamalar kaçınılmazdır, bunları da birilerinin manüple ederek darbelere ortam hazırlamalarını kimse önleyemez. Siz istediğiniz kadar geçmiş darbe sorumlularını tutuklayın bunu engelleyemezsiniz. Birileri canını ortaya koyar yine de sizi alaşağı eder. Bunun için seçimi beklemez kimse. Hele muhalefetin iktidar olma yeteneği yoksa bu kaçınılmazdır.
Batı bunu iki güçlü ve muktedir partili demokrasi ile sağlamıştır. Bizde CHP hiçbir zaman iktidara alternatif olamamıştır. Çünkü bu parti demokrat değildir, ekonomiyi bilmemektedir ve yolsuzluk yapmaktan başka bir şeye meyletmemektedir.




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim