Onun için duvarlar
Hapishane barları idi
Pencere gecenin karanlığına bakıyordu
Uzaklardan ses gelmiyordu
Gecede yıldız yoktu
Bakışları gecenin karanlığının esiriydi.
Bazen bahardan
Bir zaman sonbahardan
Ekmek ve buğdaydan
Bazen hapishaneden
gündüz ve gece
Ay ve güneşten
Bu eski yaradır
Kalbimde Kalmış .
İç çekerek
taze oluyor
Yara derin ve ölümcül
tuz serpme
Öncelikle
seni hikayelerden anladım
Kazılan dağlardan
çöllerin deliliğin den
Gözlerin yağmurundan
Deniz fırtınalı,
Öfkesi gökyüzünü yarıyor,
Dalgalar yumruk gibi
Sahile çarpıyor, çarpıyor,
Gök gürlüyor, şimşek dans ediyor,
Şehrin kapılarında
Tozlu duvarlarında
Ölüm işaretleri var
kan, kan
Çatılardan damlıyor
Ölüm kurşunları
Baharınız xezan olsa çare ne
Ürek dolu feğan olsa çare ne
Ölenleriz cavan olsa çare ne
Ay atalar ay analar ağlarsız?
Hara gedek keder bizi tapmasın
Onun kalbini kırma
Onun kalbi camdan değil
Onun kalbi solmuş bir dal değil
rüzgarda oynayan bir karahindiba değil
Onun kalbi senin için en güvenli yer
Sen onun kalbinde yaşıyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!