bizden yorulmuştu
pencereyi bağladı
kapıyı açtı
Elinde Kara bayrak
ardında döndü
Baktı ağladı
Geniş bir bozkır,
Boz dağlarının bağrında uzanır.
Yakan güneş ufku eritirken,
rüzgâr, kuru çalıları
Köyün yamaçlarında
oturmuşdun
Bir taş üstünde
sigara içiyordun.
Acı bir sonbahar akşamında
Her sabah,
güneş
dağın ardından doğmadan önce,
yüzyıllar önce
bu yoldan geçmiş
Yol,
taşları birer hançer gibi
ayaklarına saplıyordu;
her adım,
eski yaraya
Gözleri bakış sınırını çoktan geçmişti;
mevsimler
katman katman
onlardan dökülüyordu.
Parmaklar,
saniyelerin içinde
kayarak gider.
Daha
dünyanın tenine
Haber verin el, periye
Güneş çıktı kar eriye
Hayat gele dağ deriye
Haber haber bahar gelir
Rövşen ile Nigar gelir
sen olmadığında
Gökyüzü bulutlu oluyor
Yağmur gözyaşlarımı siliyor.
sen olmadığında
benim küçük odam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!