Bugün;
Yıllar önce unuttuğumu sandığım
Bir kokuyu duydum.
Eski bir pencerenin perdesinden sızar gibi.
Boğazım düğümlendi, Yutkundum..
Mavi Bir Düş
Mavi severim ben;
Önce gökyüzünün sonsuzluğunda ararım huzuru,
Sonra bir martının kanadında çırpınan denizi...
Hiç bitmeyecek bir yolculuk gibidir bu renk,
Ben sana ellerini nasıl ısıtacağını anlattım,
Sen benim içimi buz gibi bırakıp gitmeyi seçtin.
Ben sana "biz" olmanın o eşsiz huzurunu verdim,
Sen bana "ben" olmanın en ağır yalnızlığını öğrettin.
Şimdi her sevdaya bir ihtiyatla bakıyorsam,
Her sıcak gülüşün altında bir uçurum arıyorsam,
Bir gün sessizce çekildiğimde kıyıya,
Ne mermer bir taş dikin, ne de bir isim.
Sadece papatyalar serpin tozlu toprağıma,
Onlar anlatsın, yarım kalan her ne varsa.
Gelen kuşların kanadında olsun selamım,
Uzak diyarların rüzgarıyla yıkansın ruhum.
Ne kalana git, ne gidene kal derim,
Yükü kendinden ağır olanı ben bilirim.
Zira gönül dediğin ne mülktür ne de hancı,
Kendi yolunda yürümeyen, her durakta yabancı.
Eğilip bükülmek yakışmaz asil bir sancıya,
Dil ne kadar sussa da,
Hayata dair ne varsa,
Gülsen de ağlasan da,
Yürek susmaz asla,
O bakışın ardında..
Harcanmış yıllar, kırık bir kadeh gibi duruyor masada,
Dökülse ziyan, içilse zehir...
Seni unutmak mı?
Beni ben yapan o büyük hatayı söküp atmak olur mu hiç?
Bir nehir,
Bir denizdi ömrüm,
Akan suyuna, acıları sürdüğüm..
Bir tepe,
Bir dağdı ömrüm,
Zirvesine sevdalar gömdüğüm..
Ömür dediğin ne ki?
Yeri gelip güldüğün,
Yeri gelip ağladığın,
İçinde mutluluğu, hüznü tattığın
Bir yol hikayesi tamamlamaya çalıştığın..
Hele bir de zamansızca
Öyle bir sev ki beni;
Eskiye dair ne varsa silinsin hafızamdan,
Bir tek senin bakışın kalsın pusulamda.
Dünüm hiç yaşanmamış, yarınım henüz yazılmamış olsun,
Bütün takvimler seni gösterdiğinde başlasın zamanım.
Ruhumun dikiş izlerini ellerinle onar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!