Bugün şöyle bir gezindim
Ömrümün kıyılarında..
Neler katmışım hayatıma,
Neleri bırakmışım
O yosun tutmuş taşlarda..
Kimi zaman katlanmışım
Gidenin ardından su dökmedim hiç,
Gölgesi silinir, adı unutulur.
Lakin içimde dinmeyen o hıçkırık;
Verdiğim yılların yorgunluğudur.
Onlar emanetti, biliyordum elbet,
Gönlümün yükünü sardım sırtıma,
Giderim, bakmam hiç ardım ardına.
Bin cefayı ekleyip de tartıma,
Vuslatın kapısına varıp giderim.
Sanma ki bu gidiş bir hevesledir,
Sanki bir gemi kalkıyor göğsümün tam ortasından,
Rotalar belirsiz, limanlar ise çoktan terk edilmiş.
Yelkenlerimde birikmiş yılların ağır yorgunluğu,
Direklerimde çatırdıyor, söylenmemiş sözlerin soğuğu.
Ne bir el sallayan var kıyıda, ne de bir fener,
Sadece dalgaların sustuğu o dipsiz derinlik...
Bazen ayaz vurur insanın içine,
Kelimeler buz tutar, sesin titrer.
Dünya bir kış masalına döner de,
Sığınacak bir kuytu arar hayaller.
Yollar kapansa da kar diz boyu,
Anladım gözlerin aşk bitti dedi,
Oysa ne yeminler biriktirmişti dilin.
Meğer bir yalanın gölgesiymiş sevdan,
Şimdi hangi yabancı kıyıda elin?
Hangi ara soğudu içindeki o kor?
Bir an
Sol yanıma dokundu
Ömrümden giden Nisan.
Hasret damlacıkları
Usul usul okşadı,
Yıllara meydan okumuş
Yeri gelir ağlar,
Yeri gelir güleriz.
Çoğu zaman önemsemiyor gibi
Hayat der geçeriz
Aslında nasıl da etkiler bizi
Sevgimizi,
Gri bir duvarın soğuk sessizliğiydi hayat,
Çatlakların arasından sızan bir yağmur gibi...
Sert bakışların ardında saklıydı o fırtına,
Yorgun bir yüz, hüzünle çizilmiş bir portre gibi.
Dünya bazen taş kesilir, kapılar yüzüne kapanır,
Herkes bir şeyler biriktirir..
Kimi cebinde,
Kimi dilinde,
Kimi de yüreğinde.
Kimi suskunluk taşır yıllarca,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!