Ahmet Gürkan Şiirleri - Şair Ahmet Gürkan

Ahmet Gürkan

Karanlığa bürünmüş gecenin
en kuytu köşesindeyim
Ay gözlerime kızgın kızgın bakıyor
Gölgem duvar dibine sinmiş
Nefessiz
çıtı bile çıkmıyor.

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Ben hayatı senin gözlerinde sevdim..
Yürürken karanlık gecelerde
ışık olmanı sevdim..
gözlerimden akan sevda yaşlarında sevdim..
Ben seni kurduğum ama gerçekleşmeyen hayallerde sevdim
Dokunduğum ellerinde,

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Gülüşünde saklıydı asıl fırtına,
Sussa kıyamet, konuşsa bahardı.
Yüklemişti tüm dünyayı o ince sırtına,
Hem bir sığınak hem de uçurum kadardı.
​Elleri pamuk gibi, bakışı kora benzerdi,
Geçtiği sokaklarda derin izi kalırdı

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Oysa.!
Özlemeden
Sarılmak vardı,
......ölesiye..
Koklamak vardı,
......doyasıya..

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Özlemek,
yolların bitmesi değil,
yürümekten vazgeçmektir.
Kendi sesinin yankısında onu duymak,
her aynada biraz daha eksilmektir.
​Gidilmemiş yerlerin sızısı değil bu,

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Rüzgarın yönü belli değil bu şehirde,
Adımlar mühürlü, yollar dilsiz..
Eski bir hırka gibi üzerimde,
Eğreti duruyor artık gülüşlerim..

​Bir cam kenarıdır şimdi beklemek,

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Boğazıma düğümlenen ne varsa
Rüzgara fısıldıyorum.
Bakarsın şiir olur ses olur,
​Belki uykusuz bir geceye yoldaş,
Belki kurumuş bir toprağa nem olur.
Kelimelerim benden çıkar da,

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Şairlerden Bana Kalan
Bugün Aşık Veysel’in gözünden baktım sana;
Gönül gözümle gördüm, toprağa sadık yar gibi.
Cemal Süreya tadında yaklaştım satırlara;
Her harfinde bir aşk, her dizesinde bir sevda izi.
​Özdemir Asaf’ın şiirleri gibi baş ucumda tuttum seni;

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Yürüdüğün yollarda gölgenden başka yoldaş arama,
Güneş batınca o bile bırakır seni, sakın unutma.
"Canım" diyenlerin dillerinde menfaat saklı,
Kendi yaranı kendin sar, elden merhamet umma.
​Kimseye feda etme ömrünün tek bir saniyesini,
Zira kimse duymaz içindeki o sessiz çığlık sesini.

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Sana biriktirdiğim cümleler var,
Dudağımın kıvrımında donup kalan...
Hani o her zaman sorduğun,
"Neyin var?" dediğin o boşluk var ya;
İçine düşsem, elimi tutar mısın?
Yoksa izler misin öylece, sessizce, uzaktan?

Devamını Oku