Ahmet Gürkan Şiirleri - Şair Ahmet Gürkan

Ahmet Gürkan

En son dün gece gördüm seni
içindeydin mısrasında bir şiirin
o an etrafımızı saran
sevda değil aşk değil
karanlığın içinden yayılan
uzunca bir sessizlikti...

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Hep başkalarıydı hayatın öznesi,
Sen hep bir kenarda, bir gölge gibi.
Cömertçe harcadın o gür sesini,
Tükettin içindeki o sönmez feri.

​Verdiğin emekler, birer birer uçtu,

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Toprak dediğin,
ana kucağıymış meğer
Ne bir eksik, ne bir fazla
Bıraktık heybede ne varsa;
Kibir bitti, hırs dindi, sustu keder...

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Gençliğim;
Bakışlarını dik
en sarp uçurumlara,
Zira o uçurumlar senin adımlarınla silinecek.
Güneşin henüz değmediği kuytulara bak,
Çünkü oralar senin alnındaki terle serinleyecek.

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

İnsan, yüreği bir kez olsun o devasız boşluğa düşmeden, sevginin sadece bir huzur limanı olduğunu sanır. Oysa gerçek sevgi; bazen sahip olmak değil, kendi karanlığında yanarken sevdiğinin aydınlığını başkasının gölgesinde izlemektir.
​Asıl acı, bakmaya kıyamadığın o gözlerde kendi aksini değil, yabancı bir silueti görmektir. Senin dualarında biriktirdiğin o gülüşlerin, bir başkasının sabahını aydınlatmasına şahitlik etmek... İşte o an, insanın içindeki bütün kelimeler düğümlenir.
​Tutmak için ömrünü vereceğin o eller, artık başka bir avuçta hayat buluyordur.
​Senin uykusuz gecelerde rüzgâra fısıldadığın cümleler, şimdi onun kulağına en yakın mesafeden fısıldanıyordur.
​Uzaktan bile koklamaya çekindiğin o saçlarda, bir başkasının parmak izleri geziniyordur.
​"İmkânsız yoktur" diyenler, muhtemelen bir veda sahnesinde figüran bile olamamış kalplerdir. Karşılıksız sevda; sadece bir kişiyi sevmek değil, onun mutluluğu için kendi hayatını sessizce karartma sanatıdır. Kendi kıyametini koparırken, o mutlu olsun diye dudaklarına bir sessizlik mührü vurmaktır.

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Bugün şöyle bir gezindim
Ömrümün kıyılarında..
Neler katmışım hayatıma,
Neleri bırakmışım
O yosun tutmuş taşlarda..
Kimi zaman katlanmışım

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Gideceksen öyle git,
Sönmüş bir mum gibi değil,
Güneşi ceketinin cebinde taşıyarak...
Toprak seni çağırdığında yorgunluktan değil,
Doymuşluktan dönmelisin yüzünü ona.

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Gidenin ardından su dökmedim hiç,
Gölgesi silinir, adı unutulur.
Lakin içimde dinmeyen o hıçkırık;
Verdiğim yılların yorgunluğudur.

​Onlar emanetti, biliyordum elbet,

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Gönlümün yükünü sardım sırtıma,
Giderim, bakmam hiç ardım ardına.
Bin cefayı ekleyip de tartıma,
Vuslatın kapısına varıp giderim.

​Sanma ki bu gidiş bir hevesledir,

Devamını Oku
Ahmet Gürkan

Sanki bir gemi kalkıyor göğsümün tam ortasından,
Rotalar belirsiz, limanlar ise çoktan terk edilmiş.
Yelkenlerimde birikmiş yılların ağır yorgunluğu,
Direklerimde çatırdıyor, söylenmemiş sözlerin soğuğu.
​Ne bir el sallayan var kıyıda, ne de bir fener,
Sadece dalgaların sustuğu o dipsiz derinlik...

Devamını Oku