Her şey bir çatlağın arasında başladı.
Güneşi hiç görmeyen bir tohum,
Sadece direnerek değil,
Var olarak öğrendi yaşamayı.
Dar sokakların soğuğu işlerken kemiklerine
Karanlıkta muazzam ve haşmetli figür belirdi,
Fırtına bulutlarının fon müziği,
Titreşen zayıf ışık hüzmesi,
Çalınmıştı kalbim..
Nehirler cılız düşüp kurudu,
Öterek feryat ettiler,
Yüzüm karanlıkta kaldı,
Ufka somurtarak baktım,
İğneli sözleri hiçte umursamadım..
Mutluluk umarak hafifçe dudak büktüm,
Aklımı çelmek üzere sarf edilen yalanlar,
Telkinlere kulak asmıyorum,
Ne anlatsak eksik kalacak,
Yüreğim yalnızlık sevdası ile dolu..
Dudaklarım arasından sözler döküldü,
acılarıma, bir hançer sapla bitir,
bu saplantılarını yitir,
hem çok sevmekten,
hem kaybetmekten korktum,
ışımasınlar günüme,
yasındayım, kara günüm..
Elini uzat,
Gözlerin gözlerime kırat,
Elini uzat,
Gözlerin derununda hayat..
Aşk kalp dilinde beyaban gibi,
Lütfen gözlerime bak ıslak,
Dilim ıslak,
Kalemler kelimeleri gıdıklıyor,
İntiharlar gösterişli soğuyor,
Kelimeler isyan etti ölüyor..
Geceyi yarıp, içinden çıkaran gündüzü,
Barışı korumanın zırhına, İslam dedi Sultan,
Merhamet eyleyip, kıyamet vaktini bekleyen Rahman,
Ardı sıra gezegenleri sıralayan,
Uçsuz bucaksız gökleri yaratan..
Vücud-u merhamet...
Kenz-i mahfî...
Emanet-i Rabbaanî...
Cihânın kalbi kadın, rûh-u hayattır o nihaan,
Arş-ı Rahmaan'dan inen, nûr-u muazzamdır inan.
Dibi görünmeyen tastan su içilemedi,
Lafın uzunu idraksize edilemedi,
Mutluluğuma kut verildi,
Kaderi ilahiye namzetti..
Şöhret heybeti kıran afetti,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!