Aynadaki yüzüme yabancı bu gölgeler
Kurulu bir düzenin kurbanı bu gölgeler
Bir ritüel bu, aşkın soğuk mabedi
Ben kapıda kalan, hiç duymayan mabedin sesi
Ne bir kutsal sunum, ne bir günahın payı
Sadece sessizliğe gömülmüş bir hayatın payı
Memed iner düzlüğe, şehir bir garip hal,
Zulmet çökmüş ruhlara, vicdanlar olmuş talan.
Her köşede bir çığlık, adaleti gel kaldır,
Hakikat sürgün yemiş, her ağızda bin yalan.
Şenaat kol geziyor, sokaklar dar ve izbe,
Zihnimde pişmanlıkla kazılı hâtıra,
Dilimde kelimelerden kalan paçavra,
Umutları bıraktım yarına,
Bugünden parçalandı çölde bahâ..
Düşlerde ölümsüz hâtıra,
Ektiğimiz tohumlar büyüdü,
Günahların felaketi yeşerdi,
Al oldu mu muhtemel gerçek,
Dünden arta kaldı bu felaket..
Hiç ölenler yıkanmadı,
Dalgası denizin taşları döver,
Sabrı âlidir şu çırpınan denizin,
Taşları hiç isyan etmedi..
Hiç bana insan samimi gelmedi..
Zulüm nerede yoğun,
Dünya ve insanlar,
Hayâl ettiğim kadar güzel olmadı..
Gözlerim karanlık esiriydi,
Aydınlığa erişti şaştı kaldı..
İnsanlar acımasız,
"Zevk denilen o tuzak, kalbi sarar bir yılan,
Zina denen o batak, sonu hep bir hüsran.
Bedenler bir anlık sarhoşluğa kanıyor,
Ruh ise derinlerde, içten içe yanıyor.
Biliniyor oysa; bu yol uçurum, bu yol felaket,
İnsanlık kendi eliyle hazırlar kıyamet.
Zulme sessiz mahluk,
Suskun feryat eden kadına..!
Yak gönlünü çevir küle..
Dinmez mi çığlık kadından..?
Ettiler mahzun kadını köle,
ne yapsam hor görür insanoğlu,
iyiliğini sorsan,hatır sorsan,
şer değil, hayır dolu olsan,
niyetin, memnun etmek olsa,
o seni asla görmez, istemez ya,
yapılanlara hoşgörü duyarda,
Lütfu Kerem'i Allah'ın,
Olmasa oynatır mıydın parmağın,
Vücud ki insanda ne muazzam..!
Şükrü secdede hassâ..
İsyanın bir deha ustaya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!