Ektiğimiz tohumlar büyüdü,
Günahların felaketi yeşerdi,
Al oldu mu muhtemel gerçek,
Dünden arta kaldı bu felaket..
Hiç ölenler yıkanmadı,
Dalgası denizin taşları döver,
Sabrı âlidir şu çırpınan denizin,
Taşları hiç isyan etmedi..
Hiç bana insan samimi gelmedi..
Zulüm nerede yoğun,
Dünya ve insanlar,
Hayâl ettiğim kadar güzel olmadı..
Gözlerim karanlık esiriydi,
Aydınlığa erişti şaştı kaldı..
İnsanlar acımasız,
"Zevk denilen o tuzak, kalbi sarar bir yılan,
Zina denen o batak, sonu hep bir hüsran.
Bedenler bir anlık sarhoşluğa kanıyor,
Ruh ise derinlerde, içten içe yanıyor.
Biliniyor oysa; bu yol uçurum, bu yol felaket,
İnsanlık kendi eliyle hazırlar kıyamet.
Zulme sessiz mahluk,
Suskun feryat eden kadına..!
Yak gönlünü çevir küle..
Dinmez mi çığlık kadından..?
Ettiler mahzun kadını köle,
ne yapsam hor görür insanoğlu,
iyiliğini sorsan,hatır sorsan,
şer değil, hayır dolu olsan,
niyetin, memnun etmek olsa,
o seni asla görmez, istemez ya,
yapılanlara hoşgörü duyarda,
Lütfu Kerem'i Allah'ın,
Olmasa oynatır mıydın parmağın,
Vücud ki insanda ne muazzam..!
Şükrü secdede hassâ..
İsyanın bir deha ustaya,
Sükût intihar etti,
Suçlu gözler bu yüzden sessiz,
Yalnız gönülden düşen kaygılı,
Duvarlardan gölgem parladı,
Aynalardan yüzüm sancılandı..
Dayanabilir miyim bu yaptıklarıma ?
Yapacaklarıma ?
Intikamı alacağım derken dönüştüm !
Onlara mı benzedim ?
Onlar gibi olmaya dayanabildim mi ?
Içimdeki vicdanı susturdum sadece...
Kırılır tüm bedenim sözlerin hücumunda,
Reçine kokusu vardı havada,
Istırap dolu çığlıklarda yılmadım,
İçimde huzursuzluk duygusu yayılı..
Bir okyanus kadar derindi pişmanlığım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!