Ufkumu örten sarı bir buluttu,
Bulut, ışık parıltılarıyla delinirken,
Bulutların güneşin savaş silahlarıyla,
Yansımasını gördüm..
Yaprak açmış bir akasya ağacı,
Arada zavallıca birşeyler karaladım,
Yaprak gibi sürüklendim,
Kendime geldiğimde mezarın avlusundaydım,
Sözlerimle kendime sarıldım..
İncecik bir toz bulutu vardı,
Cümlelerin ardından sessizliğe gömüldüm,
Gece çökmüştü,
Yıldızlar soluk,
Kaplamıştı iç ürpertici ışıltısı göğü..
Sayısız yaprağın hışırtısı,
Ölüyor yapraklar,
Ölüyor yağmur taneleri,
Görüp göremediğim hakikâtler var,
Ağlıyor sancılar..
Rüzgârı eken fırtına biçti,
emrin kuluyum boynum kıldan ince,
körü olduk, küfrün dehşetinin,
zamana zinciri vuramazken,
yaptıklarımıza uyduk, vazifeden şaştık,
irtibatıma engel olan her şey,
Sinedeki yaralar merhemle geçti,
Ya merhemle geçmeyen yaralar kalpteki,
Hissediyorum duyuyorum zihnimdekileri,
Feryadıma kulak kesildi bahar karnesi..
Dilekçeler yarına asılı akçe,
Kulağıma moral verici sözler fısıldandı,
Hüznü canıma teslim ettim,
İçlerinde okudum ölümün ıstırabını,
Sessizlik içinde kulaklara varıldı,
Şafağın kızıllığının içinde,
Ismin huzur veriyor,
Zikri huşu eyliyor,
Edep iki hece,
Incittik Nebi'yi nefse..
Bilseydik nazarı üzerimizde,
Damla damla dilinde hazine,
Sır kâtipliği sancılı kelimelere,
Yanlışa sadvet doğrunun nigahbanı,
Düşmana korku dostun miğferli kalkanı..
Mazide sır çağlıyor yüreğinde,
Zayıf ve kararsız kaldım,
Bilemedim onlara sert davranmasını,
Yargılanmış olmanın acısı ve insafsızlığı,
Bütün hayatımca cezalıydım..
Durmadan bir kafesin içinde dolaştım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!