Çabalarım hüsrana düştü,
Ben buradayım, ben varım,
Kaldırdım düşen çabamı,
Var olamadım..
Düşündükçe yitirdim aklım,
neler yaşadığımı bilemezsiniz,
beni mezara gömdüler,
baktım kabirdeydim,
üç kişiyiz ve ameller,
neye niyet, ne kader,
neyi istedik, ne olduk,
toparlayamadım seni,
bir yazgı misaliydi,
hep başa döndük, bilemedik..
alıştım, yılların azizliğine,
hicazetimin küskünlüğüne,
Yıldırımlar gürlese sönük kalır karşısında,
Dinler aslan gibi kükremesini şu koca sema,
Sinelerde yıpranır sonu gelmeyen fırtınalar,
Yılmaz bünyesiyle şanı onun Türk'ün Askeri..
Çığlıklar yırtıldı, revan oldu mazlumun nigahbanı,
Gökyüzünde ay ile yıldız,
Şehidimin kanı boyuyor kainatı,
Gül rengiyle süt gibi beyaz,
Ziyneti kanlı kefen, örtüyor dağı taşı..
Can-ı verdiler vermediler bir çakıl taşı,
Ben kaybettim hafızamı,
Cürmüm kadar yanan ıslakça ateşi,
Söndürdüm geriye kalan tüm alevleri,
Küllerinde boğuldum ve yoruldum..
Yorgun ellerim, yorgun zihnim,
Yalnızlığı eşeliyorum,
Pişmanlık sinemi yırtan bir fırtına,
Boşluk kalbi sürüklüyor çöllere,
Göz kapaklarım ardında rüyâlar..
Vazgeçtim benden eksikleri topladım,
Dağıttığı rüzgarın duygularım ile hemhalim ,
Geçmişim geleceğim vazgeçtim işte sevdim,
Ruhum esirdi prangalardan kurtuldu,
Fırtınanın okşadığı gözyaşlarımı senle dindirdim..
Bir çıkışını bulup kurtulmalı,
Bitkin yorgunum halim acınası,
Isyana düşmeden kendimi durdurmalı,
Kendimi koparamıyorum bir an..
Kendimden vazgeçtim çoktan,
sabrım yorgun, taşkın,
Çatlayacak çünkü hırçın,
Sonu selametmiş gördüm,
İfadeleri can çekişiyor hüzünlüyüm.
Hüzün mutluluğa açılan kapı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!