Ressamı şair sanmanın sancısı,
İzlenmesi yorucu bulanık ırmağın,
Tanınmış bir hikâye bekârlık,
Gelen vakitsiz hasretler alımlı..
Bu nedenler hiç asil değildi,
Acınacak bir kitâptım,
Hepsine yetişmeye hazırdım,
Her an değişmeye nazırdım,
Bütün ömrümce katıldım,
Buna da razıydım..
Rüyâsında aşk denen minneti unuttu,
Sevgi uyuyordu,
Omuzlara yüklemek gecenin suçunu,
Gömülü ölüydüm oysa yokluğunda..
Hücremde yanlış hayallere sürüklendim,
Günahtan sıyrılmak,
Bahanelerle incitmek insanı,
Vahşet mi yoksa vicdansızlık,
Ne yapsam yolum sonu karanlık..
Içimi acıttı şaşkınlık,
İstifa dilekçem, bitmez hasret,
Yeniden alevlendi öfkem,
İnce kâğıt, yumuşak kalem,
Huzursuzluğum okundu yüzümden..
Sabah güneşi ipek gibi postunu parıldattı,
Yaşıyorum anılarımda,
Ve ölüyorum sonunda,
Vicdanına söyle suçu bana atsın,
Korkmaktan korkmamalısın..
Yüzüm yine ümitle parıldadı,
Kulaklarımı gafla sömürdüler,
Maskesini yırttık karanlığın ifritten,
Ağzımı bıçak açmadı,
Düşündüm yüksek sesle..
Yüzüm kızardı, gözlerim sulandı,
dönen dillerde virde dönüştü günahlar,
zikirler unutuldu, dilin tesbihi küfür oldu,
sevap melekleri uçtu, riyakarlığa kondu,
dürüstlüğün makamına, süratle yetişti günahlar..
geçmiş günahlarım mahpus etti beni,
Musibete sebep aradı insan,
Bir gök gürledi, yandı insan,
Doğulardan bir yerde süratli düşman,
Ne göründü göze, ne yakalayabildi insan..!
Yok mu sende feraset,
Bahar kokar yüzü,
Miskti ten kürkü,
Kulaç attım zihnim ötesine,
Mabedi şefkat güdüsü..
Yorgun biçare izlerin dokusu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!