"Mekke’den Medine’ye bir hicret hikayesi.. "
Sırtında hırkası, gönlünde İslam neşesi.
"Bana çarşının yolunu gösterin" dedi o gün,
Sıfırdan bir dünya kurdu, her anı bir düğün.
Ticareti ibadet, kazancı nur oldu,
Bu duvarlar örülürken, sen sadece izledin,
Meğer Sessizliğin en büyük ihanetmiş.
Kaç kere düştüm duymadın sesimi?
Her iyi niyetim sana bir değer bir yara izi.
Kimseye yük olmak istemedim, hep tek başıma,
yar, elimden tutmaz mısın.
gidersen, kaybolurum.
kalem yazarken, tutuştum.
kağıtlar ıslandı,
yüzümü yakan ateşim,
tenimi nemli bırakan, hüzün perdesi..
Bâtıl ve çirkin bir âdetin arkasından,
Zincirleri kırık bulutlar gibi sürükleniyoruz,
Yüzünde acı acı derin bir ızdırap,
Sitemli bir ifadeyle sonra iğneli bir sesle,
Sürüklenen dağlar gibi köseleniyoruz..
Ölüyle seviştiler,
Ateşler alevlendirilsin,
Önümüzü görecek ışık ver bize,
Yer yüzünün en acıklı sesiyle..
Feleğin tokadı,
Hafifçe ağladım,
Dehşetin pençesinde bağırdım,
Bakışlar üstümde,
Küskün düştüm ağlamadım..
Aşkla ölüme mâhkûm edildim,
Kabuklaşan acılarım,
Kaşınıyor yaralarım,
Kaldıramam, kaşıyamam,
Akan kanı durduramam..
Sevipte sevilmemek varsa kaderimde,
Metanetimin tarifi yok,
Acılarımın, bir yansıması yok,
Aç kağıtları ağlat,
Terki diyar eyledi zaman beni..
Gülün aşkına kapıl, yavaşla,
Sesim tizleşti,
Gururum katilimdi,
Gücüm tükendi,
Perçinlediler güvenimi..
Hikâyeler hayaldi,
Rüyâ gördüm, aptalca bir rüyâ,
Rüyâlar aptalca değildi,
Onlar mesaj ve uyarıydı,
Korkularım gölgelendi..
Hüznüm kendimde saklı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!