Zihnimin derinliklerine kazınmış,
Görüntüye gözlerimi kapattım,
Dizlerimi karnıma çekip başımı yasladım,
Ardından acıma iyi gelen şeyi yaptım,
Ağladım..
Boğuyor beni kasvetim,
Güneş sıcaklığı dayanılmaz,
Ay'ı arıyor gözlerim,
Yalnızlık tokadı dayanılmaz..
Mürekkebi bitti kalemin,
Yüreğimde mantıksız umut kıvılcımı hissettim,
Bırakılan izlere baktım,
Güneşsiz göğün sarı parıltısına karıştım,
Sipariş almışlardı hakkımı..
Kükürt renkli korkunç gök fonu,
"Sütuna bağladı bedenini ruhunu gaza aşkı için, değil elli gün elli yıl kaldı kasvetli kederi, müjdeler sana ey şair ruhlu Mâlik"
"Medine sokakları dar geliyordu artık ona...
Güneş doğuyor ama kalbi karanlıktaydı Ka'b'ın.
Bir ihmal, bir anlık dünya telaşı... Tebük yolu onsuz gidilmişti.
Tam elli gün, elli gece yerle gök bir oldu sanki hüzünden.
Mübalağa gönle konar serdar,
Küçük tebessüm ona yeter yâr,
Hızını alamaz tepe takla olur,
Ayak sesleri ki kara müjdesi habercisi..
Tabut olur bana seyahat,
Ah şu hakikat, ah şu ufkun ateşi,
Zinhar der mahluk, yok dönüşü geri,
Bir nefes kadar yakın, düşeceğin yer..!
Bir oda, bir kuyu, senin evin...
Ürker, mahşer gibidir yeri,
Ne derlerse kabullendim,
Hakaretleri hadsizleşti kabullendim,
Yargıladılar fikrimi çöpe attılar,
Yüzüme gizliden deliyi yaftaladılar,
Tetikleyen iyi niyetleri kötüye yordular,
Herşeyi sineye çektim kabullendim,
Saydamlaştırdı saçlarımı,
Güneş ışınları,
Vicdan tarıyor saçlarımı,
Azabımı rüzgârla dağıttı..
Mazisine denizin katıksız,
Hepsini dinledim zamanında,
Bu beni ilgilendirir ancak,
Hiç birine yaranamadık,
Eksik olsunlar artık..
Şaşırttı beni kalabalık,
Ancak kadere iman..;
İnsanı nice ağır yükün altından kaldırır,
Ölümün sessizliğine yıpranarak çağrıldık..
Çıldırtıcı bir gerçeğe,
Men edilmiş sonsuzluğun alacakaranlığına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!