Parçalara ayrılan masumiyet,
Gözlere acı sirayet,
Ölüm umutsuz felaket,
Kurtuluşa giyilmiş kefaret..
Sınırsız döngü külfet,
Suyla sönen kül gibiyim,
Taksim edildi sancılarım..
Zelzelede yıkılan bina gibiyim,
Enkaz altında hep yarım..
Göz yaşlarım intikam ateşinden,
Soluğunu tut ve benim için dua et,
Karanlık ve ürkütücü uçurumlar uzandı,
Tahta iskemleden sarkttım,
Bir öfkeyle susturuldum vahşice..
Dişlerimi alt dudağıma bastırdım,
Onlar insanı kullanır,
Sonra işte böyle bir başına,
Kirli bir paçavra gibi kenara bırakıverirlerdi..
Hâlâ o art niyetli çizimlerden fırlamış,
Adamı görmeyi bekliyordum açıkçası,
Yine bir sigarayla yaktım sensiz anıları,
Hasret yakıyor bağrımı bir ıslık türkü ile,
Nemleniyor gözler hatırıma her sen düşünce,
Sen ağlama dayanamam daralır kasvetim küllenir ömrümle,
O acı yıpratıcı öfke,
Tren gece karanlığında güneye,
Bütün benliğimi sarıyor ilerlerken,
Külleniyor tüm öfkem..
Dingin bakışlı gözlerim,
Yaprak olaydım rüzgarda savrulan,
Yok olsaydım yıldızlarda kaybolan,
Pişman olmak yetmez kül olsaydım esintide hiç olan,
Ismini duyunca kalbi titreyen,
Elleri semadan, dilinde sen olmadan inmeyen..
Pürüzsüz kum tepecikleri,
Uzandım sonsuzluğa sanki,
Kumul dalgalarının tepelerini rüzgâr kemirdi,
Umut çabucak mahvedilmişti..
Serbest bırakılmıyor fikrim,
Işi yokuşa sürmek kuralına göre,
Olsaydı yasa. Yapılamazdı asli vazife,
Her tavizlerle sırtta taşındı hata,
Ardında kalanlar toparlanamadı..
Keşke herşey yazıldığı gibi olsaydı,
Oku..!
Bilim ve ilme dayalı,
İnsan aklı böylesine sığ,
Hükümlerden adalet çıkarmalı,
Bir kitâp ki tüm evrene yayılı..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!