O acı yıpratıcı öfke,
Tren gece karanlığında güneye,
Bütün benliğimi sarıyor ilerlerken,
Külleniyor tüm öfkem..
Dingin bakışlı gözlerim,
yoktan, ümitlerim oldu bir tutam,
aklımı geri ver, aklım sende kalmıştı,
çaresiz izliyorum, izinin olmadığı sokakları,
gönlümü bana geri ver, sende hapis kalmıştı..
kafesteyim, ruhum ayrı, bedenim ayrı,
Yaprak olaydım rüzgarda savrulan,
Yok olsaydım yıldızlarda kaybolan,
Pişman olmak yetmez kül olsaydım esintide hiç olan,
Ismini duyunca kalbi titreyen,
Elleri semadan, dilinde sen olmadan inmeyen..
hüzünlüyüm..
küfrün ateşine mahkum, bir külüm,
bir köşede oturan suskun, küskünüm,
dur gitme..
son deminde olmak isterim gülüm,
tedirginim..
Pürüzsüz kum tepecikleri,
Uzandım sonsuzluğa sanki,
Kumul dalgalarının tepelerini rüzgâr kemirdi,
Umut çabucak mahvedilmişti..
Serbest bırakılmıyor fikrim,
Işi yokuşa sürmek kuralına göre,
Olsaydı yasa. Yapılamazdı asli vazife,
Her tavizlerle sırtta taşındı hata,
Ardında kalanlar toparlanamadı..
Keşke herşey yazıldığı gibi olsaydı,
Oku..!
Bilim ve ilme dayalı,
İnsan aklı böylesine sığ,
Hükümlerden adalet çıkarmalı,
Bir kitâp ki tüm evrene yayılı..
"Bıçak keskin, yürek yangın, boyun eğdi o yiğit,
Dedi: "Babacığım kes beni! Emre eyle teslimiyet!"
Bıçak bileyen eller titrer, taşlar ağlar o anda,
Böyle bir sadakat görülmedi, ne yerde ne cihanda.
Çaldı bıçağı boynuna, lakin kesmedi o dem,
Kurban olduğum ben bende değilim,
Hasret yüzüne yüzüm gözüm,
Gelsen yandığım yangınım söner sevdiğim,
Giderken aldın benden herşeyi özüm..
Kurban olduğum baharım,
delalet, omzumuzda yük,
ağır oldu artık, bu cefa.
saltanat kurduk, şeytan ile,
enkaz altından, kurtulamadık.
pişmanım ama beyhude,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!