Dehşet çığlıklarıyla irkildim,
Koştum ışık görmüş kırlangıç gibi,
Ağaçların gölgesi yola vurdu,
Hava karanlıktı buğuzlu..
Kelebekler özgür kalacaktı,
Göllerin suyunu denize akıttım düşümden,
Kurşuni görünüm veriyor yıldızlar tuz gölüne,
Umudum çöl kıyısına uzandı paralel,
Gönlüm, duygusallıktan uzak sözlerime..
Sözlerim birden bire bir buket çiçeğe,
Bazen özgürlüğü veremezsin,
Bazense verdiğin özgürlük kadar iyisin,
Kafesten kurtuluşa özgürlük sanırsın,
Oysa içindeki canavar dışarıda gösterir kendini..
Dünya böyle karalara bağlandı,
Yıllar kanıyor,
Islak zaman boğuluyor,
Vakitçe yaşlanan toprak,
Hasreti gözlere sığdıramıyor..
Bazen yok olmak gerek,
Salat ve selamlar getirsem,
Varlığımı yokluğumu neyim varsa feda etsem,
Yolunda elimi, ayağımı, secdede başımı,
Bu günahkâr kulun rüyâsına gelir misin Nur Cemalinle..
Olmasaydın olmazdık,
Râygan hayatın defteri,
Dört duvar sonu ademin,
Gözler ıslak izliyor kâbirleri,
Ölüm mü özlem pişmanlık içi..
Mûtena mahluk arzulara,
Ay ışığında yıkanan gözyaşlarıma ulaştım,
Gözyaşlarım kesildi,
Yükselen yamaçlara baktım,
Düşümden gelmiştim göçmendim..
Rüzgârda yırtılan yelken gibi,
Varsa paran insansın,
Yoksa hüsrandasın,
Vah maddiyata düş eyleyen,
Rüyaların ile ziyandasın..
Gecelerin gözü kanasın,
Bağımlıyız, esiriyiz, kölesiyiz,
Kul olduk biz, değersizin emiriyiz,
Ölümü unuttuk, zevkin kurbanı biz,
Gözümüzü doyurmaz paranın hilesi.
Biz kimiz.? Alim mi.?
Tövbe, elde ki kızgın maşa,
Tutulmasının tarifi imkansız..
Günah, elde tutulan manolya,
Lezzet ve hüsrana kayıtsız..
Huzur parayla arandı tapıldı dünyaya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!