Ağlıyor cümbüşüm darılmış sazım
Hep kışlarda kaldım gelmedi yazım
Kemanım ağlıyor dinmiyor sızım
Bir kara sevdaymış benim gençliğim
Eskimoda kalmış düşde gibiyim
Basi öne eger,Yolda yürür gider
Geldi basa dertler,Onulmaz keder
Kahirdan bel egrildi,Boyun büker
Yere bastigi,Toprak olasim geli
Has bahcemde gül idi,Simdi oldu el
Halil im sen sevdamdan vaz geçmemem diyorsan
Çektiklerin sana gam keder olur dert kalır
Elbet içirir seni bir gün ecel şerbeti
Arda kalanın öksüz sahipsiz yetim kalır
Dünyadan göçmek,elbete derde çare değil
Ağlayarak geldim ben bu Dünyayı
Doğmdan dokunmuş onun sillesi
Sararmış umutlar gönül hanesi
Ağlamak dururken gülmek neyime
Kaderim doğuştan bahtı karalı
Bir güzel gördüm,
Cennetten huriler gelse
eline su dökemez......
onu cok sevdim,
cok begendim,
Sirtinda' pars derisinden'dir kürkün
Evinde serilidir ceylan'dan postun
Nerede zengin varsa o senin dostun
Sen benim halimden anlayamazsin
Mutfaginda piser cesitli yemekler
Dert carsisinda tezgah kurdum
Gönül bohcami sergi yaptim
Derdimin cezbi üste koydum
Genede gami satamadim
Ben bela alir gam satarim
Gayrı küstürdün gönlümü benim,
sana artık sevgilim demem
seninle olacaksa eğer,
ben cennete dahi girmem...
Cayır,cayır yanarım cehennem ateşinde,
Güneş batımında içimde keder
Gözümden dökülür sıcak inciler
El ayak çekilir ısıszlık çöker
Gözümden dökülür sıcak inciler
Akşamdan çiy düşer nemli yaralar
Cennet,de bulunur bunun böylesi
Yüzünde görünür ayın halesi
Yanakları sanki cennet meyvesi
Davacıyım ondan garibim garip
Ödünç dedi aldı kalbimi benden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!