Bir name göndermiş ucunda yanık
Özlemiş besbelli tanıkdır yanık
Saçından göndermiş uçları kırık
Okudum ağladım sürdüm yüzüme
Köyümün altında üzüm bağları
Nefsinin zebunu olmuş zavallı
Nereye gidersin nereden geldin
Unutmuş gibisin asli vatanı
Mahşeri mekânda ağlarsın bir gün
Sarılsan Rabbinin mamur ipine
Bırakıp gittin sen beni yalnız
Hasretin narına düştüm ağlarım
Bir kara sevdadır yanar içimde
Hasretini tuza banar ağlarım
Neden hazin hazin ötersin bülbül
Yoksa sen de bahtı karalı mısın
Feryat edip ağlar coşarsın bülbül
Sen de benim gibi yaralı mısın
Bozlak 38
Bizim köyün üstü değirmen önü
Bozlakda havada yitirdik ömrü
Kaderin elinden bıktım usandım
Bir Seher vaktinde soldurduk gülü
Sabah erken kalktım kıldım namazı
Ne dedimde gittin zalımın kızı
Ağlamış garipler çıkmaz avazı
Seni saran kollarımı kırmalı
Ecelim oturmuş döşüm üstüne
Tövbelere muhtaç tövbelerim var
Utandım kendimden korktum Hüda`dan
Ecelden titreyen kusurlarım var
Cürmümün gözünden baktım Ukba`ya
Garipler gülmüyor fani Dünya`da
Ocağı sönenler naçar kalanlar
Çileden kahırdan yanan yanana
Bir lokma sevgiye muhtaç garipler
Yatağa uzanır maziye bakar
Şirinköyden Denizli'nin arası
Lamelif'tir kaşlarının karası
Bir ok gibi Karcı dağın tepesi
Aşıklara ölüm dahi az gelir
Bir zulmettir aşk acısı çekenler
Yaranın içinde yaradanı gör
Nefsine uyupda günaha dalma
Dertlinin derdine tuğyanmı gerek
Yazılan yazıyı kalemden sanma...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!