Dolana dolana yolum düstü mubarek Medineye
Hacilar siradalar öperler o uzanan Mubarek ele
Ben davet icin haya ile beklerim kenarda kösede
Gel denilse inanki kalbim duracak,
mahserde o sevgilinin yüzüne nasil bakilacak
Sen bir gülsün içimde benim
Senden yana yoktur kederim
Dünyayı karış karış gezerim
Bulunmaz senin bir benzerin
Yar işte sen busun Özgül,sün
Uçurumdan düşerim,gelmem senin ardından
Dosta varan yol olsan geçmem artık dağından
Alevlere gark olsam içmem billur suyundan
Küstüm gayr-ı sevgili anlamadın halimden
Bir daha gelip geçme kapımızın önünden
Bırak dertlerim ile beni başbaşa
Bir yudum mutluluk tattıramadın
Bazen çilelerde bazen kahırlarda
Bağından gonca gül koklatamadın
Kale almak şimdi-mi geldi aklına
Aksi halde seni bekler hezimetler
Ecel ile gelir o büyük afetler
Önce kabirdedir soru ve eziyet
Fırsat elde iken gel tövbe zikir çek
Dağlar taşlar durmaz istifar ederler
Defteri kalemi onuda götür
Elvada demedi saymadi hatır
Hayellerimi al siğnende yatır
Doğrusu elinden çıkar hurdacı
Kıyamam atmaya resminide al
Biryanım derince,uçurum
Biryanım sarp yokuş,kardan dam
Gözümden süzülür,akar dem
Geride kaldı yar,hasretim
İçimde binlerce,sırça cam
Güz gülleri bir başka olur
Boyun bükerler benim gibi
Kokusu candan olur kokar
Cigerimdeki yanık gibi
Kiminin yaprakları benek
Hep gönül kapımı açık bıraktım
Hiç bir canlı dahi gelip girmedi
Selamsız sabahsız gelip geçtiler
Halin nedir diye soran olmadı
İkisi vardı inkar etmiyorum
ı
Arzumun ahvali doruk noktası
Tırmanır tırmalar söyletir beni
Tarifi imkansız anlatması zor
Olurdan olmaza sürükler beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!