Ahtım alamadım kaşı kemandan
İnce bir sızımvar inler solumdan
Yüce dağ misali karı borandan
Yüreğim buz tuttu çözülmez gayrı
Beş parmak dağında ince bir duman
Duygular düşünce gönül telime
Dudağım sömelir tuhaf olurum
Mızrabım vururken sazın teline
İnleyen nameler ağlatır anam
Her bozlakda ondan Bir şey bulurum
Yüce dağlar boran oldu kış oldu
Geçit vermez sılamıza varalım
Ciğerlerim şerha şerha köz oldu
Her cefaya çekmez gayrı bu gönül
Karlı dağlar çıkın gayrı aradan
Gurbet ellerinde gavur elinden
Çektiğim çileye birde bana bak
Sillesi çelmesi boldur feleğin
Yediğim tokada birde bana bak
Dağ devrildi düştü başım üstüne
Sular akar gürül gürül seslenir
Bir garip baş,bir garibe yaslanır
İnsan oğlu yaşlandıkca uslanır
Ömrün kıymetini mutlak bil oğul
Beni mecnun etti kendini leyla
Esas sanmış,idim görmüşüm rüya
Dostumdan utandım düşmandan haya
Beni mecnun etti kendi leyla
Dağları taşıttı dertli döşümde
Gözlerim yolunda asılı kaldı
Giyinmiş alları gözlerim daldı
Sonunda vazgeçti ellere vardı
Ben ona ölürüm o'başkasına.
ALIŞAMADIM.....
Sen gideli yıllar oldu,Ben hala
Yokluğuna alışamadım...
Bazı geceler seni sesliyorum...
O an yokluğun aklıma gelince,
Nahnü gasemnada payıma düşen
El kadar çileyi bitiremedim
Ömür geçti Küre-i Arz mekanda
Derdimi çekmekle bitiremedim
Ervah-ı ezelde levh-i kalemde
Bozlak 15
Ak kolunu boynum atsa dolasa
Niran olsa şu bağrımı dağlasa
Aralarda yüce dağlar olmasa
Gönül hayal kurar gözlerim ağlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!