Bozlak 27
Halimden şikayet edemem sana
Feleğin yaktığı har'ı nardayım.
Aşkın şarabını küpten içirdi
Demedim derdimi ah bende kaldı
Makber'den ötesi ukba'nın yolu
Uzanmış yatarlar düşüktür omzu
Kalmamış nefesler bitirmiş ömrü
Öylece toprakta yatar diriler
Kiminin yükü var Dünyadan ağır
Kara göz üstünde kemansı kaşlar
Kirpiği canıma tığ gibi işler
Somurup yanağa koyduğu dişler
Kırılsın dökülsün diyemiyorum...
Değirmen önünde oluşur bükler
Karlı dağlar yana durun azıcık
Son bir defa sevdiğimi göreyim
Yıllar geldi yıllar geçti aradan
Yazımı böylece yazmış yaradan
Dört mevsim yaşarım,Adım Anadolu,soyadım Türkiye
Rabbim beni,size ihsan etti,Cennet diyerek hediye
Atan vasiyet eyledi sana,Beni iyi koruyasın diye
Bağrımda nice baba'yiğitler şehit düştü,Vatan vatan diye
Ben öyle bir diyarım'ki,Benden üstünü,Kudüs,Medine ve Mekke
Bozlak 30
Gönül mızrabımı kırdı telinden
Yıllardır halimi sormadı gitti
Zülfi yarimide saldı gurbete
Kaderin elinden bizarım bizar
Akçayın üstünde darı bağları
Kurudu dallarım kaldı yaprağı
Aklıma geldikce gençlik çağları
O taşın üstünde dalar ağlarım
Bu nasıl imtihan bu nasıl çile
Çağırdım neslimi dizdim karşıma
Seven öne çıksın Allah aşkına
Evlat olmus düşman bak şu şaşkına
Dilden gayrı bela dert bulamadım
İsyan ile geçse onca zamanın
Geze geze şu diyarı gurbette
Sığınacak gönül yar bulamadım
Aşkın heybesine uzandı elim
Derdime el veren el bulamadım
Üstüme üstüme yürüyen dağlar
Yok sayıldım bunca insan içinde...
Dertlerim debreşiyor eller içinde....
Çareler aradım teller içinde....
Diliyle dövdüler sövdüler beni..
İnsan sever gönül denen yürekten




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!