Her dem gönül ilacını,
Bir endam bir naz götürdü.
Kral giymedi tacını
Onuda bir kız götürdü.
Hafif rüzgar hışırtısı ve sayıklama
Var olduğu sürece hayallerin,varsın.
Ve bir gökyüzü çiziyorum sana
Toprağa ver ellerini herşey senin ve darmadağın
Sar sarmala ve ağla kahkaha kadar olmasada
Dün ne demişsem bu gün süpürüp attım
Güya ben ezelden beri ferhattım
Bunca zaman söylenen hikayeymiş heyhat
Bir filimmiş meğer yaşanan hayat!
Sonu bitmez hep ben'lerin
Kime çekmişse genlerin
Gelmez hani gidenlerin
Bir şey almadan gitti
Böyle geçerse günlerin
Gri renkteydi ölüm anlaşılmayan,
Her mezar sonrası herkes trende
Ölü etlerinde çiçek açarken tılsımlı
Sanırsın her şey yerli yerinde!
Ve yine kıyamet kopar küçüğünden
Ve yine sen yanarsın.
Benim tuttuğum dalı,
Her kim koparıyorsa,
Yürüdüğüm yolları
Bilipte yarıyorsa...
Gidin söyleyin ona
Bu yol elbet bitecek
Bir gülümse bana yeter,
Sen bendesin canla ciğer
Sen olmazsan benle eğer
Canım dünya boşa döner.
Bu gün seni çok arıyorum,
Öyle çokki anlatamam.
Kumral saçların,
Kahve gözlerin geliyor aklıma
Gülümsüyorum.
Günaydın,
Ödünç aldığım yaşam
Günaydın
Insan kardeşlerim.
Laf -Igüzarda olsa söylenenler
Olabildiğince mutlu
Çok güzel bir ülkenin en güzel yerinde yaşıyoruz. Güneşin, yaylanın, ürünün bol olduğu ve kimsenin aç kalmayacağı yerdir Çukurova.
Her an aktifliğin, bahar aylarında göçerlerin sürekli devinimlerinin olduğu yerdir kozan.
Sımsıcak dostluğun, samimi arkadaşlığın, olduğu gibi görünmenin Gardaş olarak algılandığı yerdir Adana.
Bazen bizler hayat karmaşası içerisinde var olan güzellikleri görmeyen gözlerimizin olduğunun farkında olmayız. Nedense güzelliklerin kıymetini bizler hep kaybedince anlayabiliyoruz. Kaybetmeden güzelliklerin farkına varabilsek ve onların değerlerini bilebilsek ne kadar hoş olur değil mi?
Ekranlarda Kozanla ilgi güzel görüntüler dönüyor. Dağılcak ve kozan barajı olanca güzelliği ile gülümsüyor. Yemyeşil ormanlar, Dağılcaktan Tufanbeyli’ye doğru giden yol güzergâhında adeta yemyeşil bayramlığını giyiyor. Her taraf Mis gibi çiçek kokularıyla doluyor ve tertemiz bir oksijen havasını teneffüs ediyoruz.
Kozan kalesi yeşillere bürünmüş, Yıllara meydan okuyan kalenin burcunda sürekli anlatılacak hikâyeler alaca kuşlar gibi dönüyor. Hangi yöne dönsen yeni güzellikler ama onu görebilecek gözler lazım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!