Hasret dildedir yürekte vurgunu,
Vuslat cânı yaralar da gider.
Döner mi diye bakma geriye,
Gidenler kapıyı aralar da gider.
Mızraptır sevgili can telinde,
Kervansız, çölsüz gönül yurduna
Akıl köyünden hicret ettim.
Demir aldım kaygı limanından
Göğe bakmaya gidiyorum.
Çevirip gözlerimi mor siyah bulutlardan
Ben, daha dünkü çocuğum
Demir beşikte anam e'ler beni
Öyle gizlendim ki saklambaçta
Sandım ki ihtiyarlık bulamaz beni.
Aynalarda başka bir yüz gördüm
Açıldı elimde gonca, mazi girişti sefere
Acıdı içim amma dün aynı dün değil
Süzüldü sonunda gece, vakit erişti sehere
Işıdı cihan amma gün aynı gün değil..
Bir yel idi işte geldi geçti ömür
Cümle canlının ervahı
Gelir divana hesap için
İner arştan mazlumun ahı
Gelir divana hesap için
Çağırır münadi, O'dur kaim
Hiçinci Çağ
Çağlar atladık sözüm ona
Varamadık gerideki ileriliğe
Betonlar kesildi balkonlara
Her biri mahpus pencereler.
Ne için doğurduğunu hiç bilmedi annem
Bende.
Biliyorum bin yıl yaşatmadın beni
Gün oldu önce, içimde yeşermeden geçen bahar
Çiçekler ezildi, güller buldu rengini gözümde
Ay'a döndü ufak zamanlar, kırıntılı camlarıyla
Unsuz hamur yoğururdu ekmekçi
Kavanozda bal satar sinekler peşinde
Her gece uyumaz hurdalıkta bekçi
Bir yay gerilir sabahları düşünde.
Aşçı vurulmuş; suçlu kepçe,kazan
Tuna'dan Çin'e varan
Yol bizim yoldaş bizim!
Dökülen Türkistan'dan
Kan bizim kardaş bizim!
Diken yuttuk gül değil
Gidenlere kırgın gönlüm
Kalanlarla hoş değil
Kan döktüm gözümden
Bir kuru yaş değil
Ne bir dost buldum gülerken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!