Sana ülkemden kuşlar var!
Seni söyleyecekler tüm gece,
Birgün çığlığınla kopacak sabahlar,
Sana yangın kokulu güller
Acı yüklü kervanlar var..
Simsiyah mevsimler,
Bir gün kurusu çıkardı adam
Bir eski, bir yorgun sandıktan.
Elleri hasret koktu,
Gözlerinden belli oldu bir kadın.
Yorulduğu ne varsa yaşamaktan
Bir hercai gülüş,bir ulvi ahenk,
Büyür gözlerinde yakamozlar renk renk!
Akşamüstülerin şu baygın bülbülleri
Ötüşür hırs ile Davud'a denk..
Bu canı uçurdun kafesten ey yar!
Ağaçlar hüznünü döktü işte
Bir yel geçti kapımdan
Bir sen geçtin.
Bir bahar gördüm,
Bir bahar, kırk hazana denk
Geldi hasret oku, saplandı gönlüme
Gözleri ahımı duyar sandım
Başım eğildi, durdu mihmana
Meğer cellad imiş, ben yar sandım..
İnce, narin, elleri gül kokar
Çiçek açarsa gönlümde
bil ki baharı sensin,
kana kana içtiğim sevdanın,
tadına doyulmaz suları sensin.
Badem çiçekleri, papatya buğusu,
Ey gözleri alev saçan kartalım!
Çin dağlarında kanat vuracaksın
Dalgalanacak Turan'da bayrağım
İşte o gün sen de bahtiyar olacaksın!
Öfkeyle karıldı bizim tuncumuz
Yıllar torunlarımdır
Asırlar çocuklarım
Yaşımı Allah bilir
Beni bulur her giden
Yüz yirmi dört bin alemden
Hem küçüğüm yeni doğandan
Bir tomurcuk açardı gül yanaklarıyla
Şen bahçemizden sular akardı
Elleri bağrında dikilmiş şehrime
Saçların, annem kokardı..
Hergün geçtiğim köşe başlarında
Hani, kirazda gelecektin?
Esti rüzgâr; ayva, nar çatladı.
Özlemle yanan avcumda
Bak, usul usul kar çatladı!
Bekledim, erikler çiçeğe durdu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!