Adem Çavuşoğlu Şiirleri - Şair Adem Çavu ...

Adem Çavuşoğlu

Ey gözleri alev saçan kartalım!
Çin dağlarında kanat vuracaksın
Dalgalanacak Turan'da bayrağım
İşte o gün sen de bahtiyar olacaksın!

Öfkeyle karıldı bizim tuncumuz

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Yıllar torunlarımdır
Asırlar çocuklarım
Yaşımı Allah bilir
Beni bulur her giden
Yüz yirmi dört bin alemden
Hem küçüğüm yeni doğandan

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Karanlıklarda boğulan sesime
Soluksuzluk bahşeden Ulu!
Sıyrılıyorum işte karanlık vadilerin
Hicran kümesi ruh çıkmazlarından,
Ve yırtıla yırtıla düşüyorum
Yalın kale kibir burçlarından ..

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Gün ağarmış ne çıkar
Ezelî karadır yurdumun dağları
Geceler en bozmadır
Siner sokaklara zalımına rüzgar
Yetimiz, garibiz ya vurur
Bağrımıza bağrımıza..

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Şansız tarihlidir
Yirminci asrın ilk çeyreği
Kurtulan bir nesil
Kurutulan bin!
Bir göbekli kindar
Hem de ayva tüylü keli

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Çatma kaşın suna yarim
Gelem desem gücüm yoktur
Oy ben ölem suna yarim
Yazım kara suçum yoktur

Kirmeninde eğsen beni

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Her akşam beni kapıda gündüzleri harp meydanında cenk etmiş bir süvari gibi karşılar yalnızlığım. Evvela miğferimi alır yüzümden ki bu -gün boyu yüzüme alelade oturttuğum sahte gülüşlerimdir-. Sonra mızrağımı, zırhımı ve kalkanımı ki bunlarda -basit taarruzlarım ve çürük müdafaalarımdır. Ve son olarak vurur dilime sükuttan gemini. Muzaffer bir komutanda olsam bu kapıdan girdigim anda başlar tüm esaretim. Her şey bıraktığım en acı vehmiyle dolusuverir her zerreme. Evvela bir hasret dolanir odada hirsli hirsli ayaklariyla. Ben adim atar atmaz iste oraya duvarda asılı çerçevenin içine siner. İlk onunla göz göze geliriz. -Yıllar yılı aynı duvarda, aynı çerçevede ve aynı yüz hatlarıyla siz bir resim dersiniz. babamdır o-. Tanır. Hemen koşar gelir, bilir zihnimde yerini, oturur. Ve başımı pencereye çevirir yalnızlığım. Yılların saniye saniye eskittiği bir saksı değer gözüme. Siz ona çiçek dersiniz. Ben hergün gözyaşlarımla acılar büyütürüm içinde. Annemdir o. -O da bilir yerini, koşar gelir, oturur zihnime-. Ve yine yeniden çeker başımı yalnızlığım. Direnirim. Faydasız. İrademin zayıflığını bilir. Üç beş adım ve mutfak. Her şey canlanır birden. O kadar hızlı canlanırlar ki hep mi canlılardı diye şüpheye düşerim, hergün. Tabak, kaşık, tencere, tavadır sizin gözünüzde. -Benim gözümde O'dur-. Bazen kaşık çatal sesi olur kulağımdan girer, bazen mutfak dolabının ahşap kokusu, bazen bulaşık önlüğü, bir terlik, çoğu zaman yatağın boş tarafı, yastığın hep soğuk kalan yanı... işte bu boşlukla hınca hınç dolarım. Merhaba her yanım.
Merhaba, benim sadık limanım! Merhaba, kısacık ömrümün asırlık keder bahçesi! Merhaba, dört mevsim hazanım! Merhaba ey hicran! Merhaba.

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Hazan geldi çocuklar
Kızardı ağaçlar
Sarardı yapraklar
Haydi koşun toprağa
Tepeden tırnağa kirlenin!

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Ne için doğurduğunu hiç bilmedi annem
Bende.
Biliyorum bin yıl yaşatmadın beni
Gün oldu önce, içimde yeşermeden geçen bahar
Çiçekler ezildi, güller buldu rengini gözümde
Ay'a döndü ufak zamanlar, kırıntılı camlarıyla

Devamını Oku
Adem Çavuşoğlu

Yıkık şehirler görüyor aynada
Kırılmış,sönmüş fenerler
Çizgi çizgi yılları görüyor
Nasıl geçiyor amansız..
Yaşlar iniyor yerlere
Keybedilenler bir keskin şerit gibi

Devamını Oku