El yanar,dil yanar,yanmaz mı gönül
Gül solup da hâre,konar mı bülbül
Ömrü dertnâk eyler,hayât-ı ödül
Gönlümü dağlayan,közden yâdigâr
Murâd edib aşka,murâdsız kalmak
Bulutlar indi Göksu'ya raks ile eyledi âbâd
Nedîm meşrebli sevgiler büyütür şimdi sâdâbâd
Kuruldu meclîsânı meşk muhabbet var Fuzûlî'den
Sermest eder efkâr'ı aşk gâm içre ehl'i harâbâd
bak yine başbaşayız
fukarâ dertlerin mâtem sofrasında
diz kırıp oturduk
bel eğip boyun büktük,hasrete
bir lokmadır tokluğumuz sevdâya
çok şükür doyduk...
sana seni anlatmak;
sen;
çöl ortasında,
içine yıldız düşmüş dipsiz kuyu
zehir zehir sana akar kıyında akrepler.
dağlamışım,bir nâr'a yürekten cânözümü
damlamasın diye gözyaşım yummadım gözümü
gözlerim iki yabancı bu gece
şehrin,farklı uçlarında uyuyan
görmeden hiç biri diğerini
İlâhi,bürüdün sevdâmı beyaza
Aşkedip doladın dilimi ayaza
eritir çözer buzlarımı
içimi ısıtan şiir gibi
nazlı yürür,süzülürsün yâr
Beyaz örtülü siyah gecem
ürperen tenimde...
diri soğuğun
şimdi
terlemek vardı
Kumrular gibi tünek.
karanlığa dokundu sigaramın ucu
penceremde yanar,yalnızlığım
zaman delinir
yazamam...
boğulur nefesimin dumanında
dilimde kelimeler incinir
Ben hiç sensiz kalmadım
Yanağımın birine hep sen damladın
Büzüşen alt dudağımdın
İsmini söylerken
Her sabah sana uyandım,yeniden
Aynı parıltıyla doğdu güneş




-
Fulya Aras Koca
Tüm YorumlarAslında pek çok defa sizin şiirlerinize ziyarette bulundum ama hiç birine yorum yazısı yazmadan sayfanızdan çıktım.
Kaç defa okudum bilemedim bir çok şiirinizi.
Ama eremedim dizelerinizdeki sırra.
Yazamazdım yorum hiç birinin altına.
Ben okudukça silindi her kelime, uçuştu ekra ...