Dîlzâr'ımda goncasın gülsün gülüm
Cânıma cânânsın ömürsün gülüm
Her kim sorarsa bendenizi sana
Âleme bahçevânım dersin Gülüm
Kim yanmazdı çölünde bulsa Leylâ
Barışlara diye okudum
ilk mısralarını,
içimde...
bir umut filizlendi birden
kavgama dair.
Evet..!
devir saçlarını bir omuzuna
gezerken;
devrik cümleli sokak isimlerinde,bu Şehrin
yürüdükçe gölgeler uzar peşinden
sanmaki,giden sensin
yabancıdır baktığın aynalardaki sûret
veda ederken mevsime eylül
yalnızlaşır konduğu dalda bülbül
gül ağlar
eylül;
sana söyleyemediğim ne çok şey...
adımlar mı yollar mı kırık
gidemiyorum gelmiyorsun
annesiz bebeğin,bu hıçkırık
diyemiyorum söylemiyorsun
uçurumlar beyazdır gözlerde
Yüreğimin dudakları çatladı birden
ağzım yüzüm uçukladı,titredi bedenim
haykırmak istedim sevgimi
haykıramadım giderken
neden!
Gerçi,senden başkasını görmedi gözüm ama;
hayat nemli bir sahil esintisi gözpınarlarımda
rûyâlarım küflü raflarda kaldı
naftalin kokulu bohçalarda çeyizlendi mevsim
dilimde sözler suskun
hükmedemiyor kalem gönlümdeki nâr'a
sana seni anlatmak;
darağacına koyduğun beni,zaman zaman
iplerden geri alma öylece kalsın
kalbimi astığın yerde
bedenim de olmasın
Kapındayım Eylül
Son fasıl hüzzâm geçiyor zamana
Zaman erme vakti sûzâna
Çıkardım
Ruhumun yaşlı esvaplarını
gecenin olduğu yer gözlerinin rengi
karanlıkta bir bahar o güneşe susuz
sen mi verdin o şavkı mehtab mı özendi
gün sensiz öylesine gecelerde mutsuz
özleminde sevgiden bir iz var okunan




-
Fulya Aras Koca
Tüm YorumlarAslında pek çok defa sizin şiirlerinize ziyarette bulundum ama hiç birine yorum yazısı yazmadan sayfanızdan çıktım.
Kaç defa okudum bilemedim bir çok şiirinizi.
Ama eremedim dizelerinizdeki sırra.
Yazamazdım yorum hiç birinin altına.
Ben okudukça silindi her kelime, uçuştu ekra ...