Ekim ayında doğmuşum.
Günlerden pazar,
Gün geçtikçe derinleşen bir mezar.
Hazan mevsimi işte.
Yapraklar dökülürken,
Doğa ölürken,
Ye, iç eğlen, dünyada.
Kısa süren bu rüyada.
Gece gündüz riyada
Kendini avutma.
Ölüm var ey can ölüm var!
Seni seveni sevmek sevgi sevmeyeni sevmek erdemdir
İnsan odaklı haraket etmek sadece insanlara verilmiş bir erdemdir
Sırtınızda taşıdığınız insanların karakterini iyi analiz edin, dinlenmek için yere bıraktığınızda sizi sokmasın ki
Kölesi olduğun sıcak yazını.
Kışa da çevirir şüphen olmasın.
Az eder bolunu, yok eder azını.
Başa da çevirir şüphen olmasın.
Kuru dalda, kuru yemiş yetirir.
Sayrı girdi mi vücuda.
Rahat nefes haram bize.
Ağrı düştü mü mevcuda.
Tuzak olur yaşam bize.
Düşmüştür derdin acısı.
Elinde bir tesbih, sırtında cübbe.
Uzaktan bakınca müslüman dersin.
Mümin gibi sakal bırakmış züppe.
Uzaktan bakınca müslüman dersin.
Şeytan girmiş çıkmaz içinden bunun.
Ben çok üşüyorum anne.
Ruhum üşüyor.
Gözün gözü görmediği bir gece.
Havada sis var
Sıcaklık eksi bilmem kaç derece
İçimde soğuk, buz bir his var,
Bu dünyanın malı senin olsa.
Sende öleceksin ey can sende!.
Kıyamet kopsa dünya sana kalsa.
Sende öleceksin ey can sende!.
Altın döşeklerde yatsan ne fayda.
Avuç avuç ateş tuttum ellerimde.
Senin kadar yine de yakmadı beni.
Deryalardan yaşlar buldum gözlerimde.
Yine'de enginlere salmadı beni.
Güneş'le hasbihal ettim gecelerce.
Sarmış milletin etrafını.
Zengin denen beş on arsız.
Paradan yana seçmiş tarafını.
Zengin denen beş on hırsız.
Nikah kıymıs sanki paraya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!