Yağmurda ıslanmadan gökkuşağını.
Uzaktan uzağa görsende ne fayda.
Bağlamazsan mahluka gönül bağını.
Dünyanın içine girsende ne fayda.
Söğüt yaprağında çiğ damlasını.
İkrar edebilsem hakkın yolunu.
Yoldaş tutarmıydım ben kulunu.
İdraksız olan her insan oğlunu.
Taştan taşa vura vura giderim.
Ayaklar baş olmuş, baş ise ayak.
Bu zalim dünyanın derdinden,
Derdinden öte kendinden.
Korkma! Bir gardaşın varsa,
Bütün âlem karşında dursa.
O sana yeter sen ona yetersin.
Derince bir mezar kazın adıma.
Kimse kim olduğumu bilmesin yeter.
Gözümde kalan o son muradıma.
Söyleyin başıma gelmesin yeter.
Kara toprak ile kapansın üstüm.
Kötüye yol olur günaha perde.
Sırlar ile kaplı zâlim geceler.
Hani bu gecenin sabahı nerde!.
Güneşi doğmayan zulüm geceler.
Kimine sabahsız, kimine yaren.
Demirden dağlar.
Yeniden çağlar.
Zincirden ağlar.
Aştıkta geldik.
Korkusuz Türküm.
Gelme
Geçmişe dair ne varsa.
Ne yaşanmışsa.
Her seyi yüz üstü bırakıp gitmek kolay.
Gittinse
Az konuş öz konuş
Ne olur yorma beni.
İki kelam söz konuş.
Sakın sorma beni.
Lafı evirip çevirme.
Yağmurlu bir günde bir nehir kenarına oturmak istiyorum.
Çırılçıplak.
Ruhumu suya dökmek istiyorum.
Yağmur yağdıkça ıslanmak, sele karışmak istiyorum
Kirli ve zehirli düşüncelerim.
Bedenden aksın,
Gözlerim gözüne değdiği zaman.
Ruhumu titretir ela gözlerin.
Bakışların daha hoş bu dünyadan.
Cenneti özletir ela gözlerin.
Bir masum bebeğin cemali sende.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!