Bir Nur indi Arz'a yüksek semadan.
Bir bozkurt yeleli çıktı içinden.
Türk denen bir bala doğdu o Nurdan.
Haykırıp yiğitçe kalktı içinden.
Elinde gök renkli çelik pusatı.
Tabip sen elleme benim yarama.
Derman sende değil yol ver gideyim.
Her derdin dermanı da vardır amma.
Derman sende değil yol ver gideyim.
Eğlenme benimle boşuna doktor.
Dün çocuktum
Dizleri yamalı pantolonu olan
Saçı makas ile traş edilmiş
Siyah önlüklü
Bir poşetin içinde gazete ile kaplı kitapları olan
Yüzü kirli
Uyandım uykudan besmele ile.
Doyumsuz bir baş gördüm.
Nefsini nar'a atanlarda bile.
Gayesiz uğraş gördüm
Kulda binbir türlü telaş gördüm.
İki mezar yanyana.
Birisi ruhum, diğeri bedenim.
Ruhsuz kalmış bir beden gibiyim.
Ruhumda derin kesikler, bedenim acılar içinde.
İki mezar ortasındayım.
Kafanı yastığa her koyduğunda.
Vicdanın rahat mı sen onu düşün?
İnce eleyip sık dokuduğunda.
Terazi doğru mu sen sonu düşün?
Kulak kepçe, zarı delik.
Yazmış ekspert raporuna.
Benzi kavruk, yüzü soluk.
Yazmış ekspert raporuna.
Gözler pörtlek, dudak çatlak.
Elli sene olmuş yaşadığım günler.
Zaman geçiyor, ben yaşlanıyorum.
Geçen yıllar daha dün gibiler.
Gelen göçüyor, ben yaşlanıyorum.
Elli sene önce hayata başladım.
Her dem uzayan yolların kahrında.
Kısalan yıllar yürünmüyor emmi.
Yollara serptiğim gönül ahında.
Gamlanan yıllar görünmüyor emmi.
Yağmurlu buluttan bizim kısmete.
Eyy koca dünya ey.
Neler almışsın benden neler.
Her bayram geldiğinde
Vurduğun tokat'ın acısını hissediyorum.
Neleri benden aldığını anlıyorum.
Ağlıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!