Tilki Kurnaz tilki, zuhur etti Orçan’dan.
Başladı, kıydaki sakin pinlerden.
Mübarek geliyor sanki, Yemenden.
Torbası delik, ceddel meddel gibi.
Adına, nimet’ler saçılır.
Şer’inden, geriye kaçılır.
Sofra’na, ikramlar açılır.
Elbet bir gün, toslarsın torpil.
Bütün iş’lerin, dalavere,
İnsanlar söz veriyor, yapmıyorlar.
Allah'a inanıyor, tapmıyorlar.
Haram yol’dan, geri sapmıyorlar.
İnsanları sevmeye, tövbe ettim.
Kötü el’ler de, çiçekler mis kokarlar.
Toprak
Candır; hava, su, güneş, toprak.
Yetişir, yemyeşil bir yaprak.
Bunu, söylemeye ne gerek.
Sana gider, insan koşarak.
Türkçemiz
Güzellere; Gonca gül deriz.
Ne güzel, Türkçemiz var bizim.
Gelini; Çiçekle süsleriz.
Ne güzel, Türkçemiz var bizim.
Vaz Geç
Binmiş, dertler üst üste bana.
Hayat gidiyor, bata bata.
Herhalde, yapıyorum hata.
Abbas’ım vaz geç, sen bu aşktan.
Vatan’a
Kızı, kadını, verdi el ele.
Gittiler ölüme, güle, güle.
Kanla yoğurdu, istikbaline.
Ata’mızı verdik, sana vatan.
Bir kez, karar vermiş, hizmet etmeye.
Asla niyeti yok, geri gitmeye.
Kimsenin, gücü yetmez ki, çintmeye.
Yollar açılsın, vatandaş geliyor.
Vatandaşa mı suç, düzene uymak,
Yüz’üme baktıkça, gülen yüz’leri,
Söylenen, nasihat dolu söz’leri,
Göz’üme, sevgiyle bakan göz’leri,
Ararım, göremiyorum, unuttum.
Okuyup, ilimden fayda bulmamış.
Sevdiklerim, bana dönüp bakmadı.
Kalbini, kalbime verip de yakmadı.
Bahtıma, huyu güzel çıkmadı.
Gönlümde dikenler, bitti be, bitti.
Canım dediklerim, çamura süstü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!