Belki de bir zaman yolcusuyum…
Belki bütün zamanların içinde kendini arayan yalnız bir keşiş.
Uçsuz bucaksız bir bozkırın ortasında, dört nala koşan bir atın üzerindeyim. Nereye gittiğimi bilmiyorum.
Rüzgâr beni oradan oraya savuruyor; ben, zamanın hangi kıyısında olduğumu bilmeden yol alıyorum.
Bazen insan kalabalıkları çıkıyor karşıma. Yüzlerce, binlerce yüz… Bazen Orta Çağ'ın sessizliğinde yürüyorum. Bazen yüksek taş duvarları olan bir kalenin önünde, bir tepenin zirvesinde duruyorum.
Her şey yabancı.
Ama nedense hiçbir şey bana tamamen yabancı gelmiyor.
Yoklama defterinden tanımadım sizi,
Benim haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler
Dumanlı bir salonda
Devamını Oku
Benim haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler
Dumanlı bir salonda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta