Gece çökerken gözlerinize, dünya susar.
İçinizde bir kalabalık uyanır.
Uyumadan önce bile, düşler görünür.
Karanlık sandığın o derin boşlukta,
Zihninin yansıttığı görüntülere bakarsın.
Bir ses belirir bazen,bir fısıltı dolaşır,
Sanki uzaklardan çağıran biri var.
Kapıyı açarsınız, kimse yok odanızda,
Ama ses hâlâ kulağınızda yankılanır.
Sonra gece olur, perde kapanır dışa.
Sahne kurulur, zihninizin boşluklarında.
Gölgeler büyür duvar kenarlarında,
Şekil alır korkular, arzular gibi.
Neleri, neyi özlüyorsanız,gelir yanı başınıza.
Dokunamadıklarınız, dokunur rüyalarınızda.
Duymak istedikleriniz, en gerçek sesiyle konuşur.
İyi bildiğin, kötü bildiğin ne varsa.
Tanrım, gerçek mi bunlar, diye sorgularsınız.
Oysa zihninizdir, arzuyla, karanlığı ayırmayan.
Gaip diye adlandırdığınız o derinlik,
Belki de sakladığın en eski sensindir.
Kaçtıkça büyür, sustukça konuşur,
İnsan neyi çağırırsa, onu bulur,
Bir korkuysa, karanlık yol olur
Bir özlemse eğer, sarılır aşk.
Sonunda anlarsın, en sessiz anda:
Ne bir varlık vardı, ne de bir sır…
Duyduğun her şey, gördüğün her gölge,
Senin içindeki sonsuzluktan bir izdir.
Kendi evreninin yansıması.
Şafak Bayrak
Şafak BayrakKayıt Tarihi : 13.04.2026 09:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!